YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19880
KARAR NO : 2011/19878
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl davada; davalıların çalıştıkları dönemle ilgili olarak yapılan teftişte yönetim kurulu başkanı … ve oda katibi …’ nun zimmetlerine 205.179.72.TL geçirdiklerini, diğer oda meclisi üyeleri olan davalıların da bu zarardan sorumlu olduklarını, birleşen davada; 1995 – 2006 yılları arasında tahakkuk eden ancak zamanında ödenmeyen odanın SSK ve vergi borçları ile bunun işlemiş faiz ve ceza tutarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek 28,478,97 TL tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar … ve … yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 210.178.29.TL zarardan yargılama aşamasında ödenen 180.444.50.TL düşüldükten sonra kalan 29.833.79.TL’ nın tahsiline, diğer davalılar yönünden davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece asıl ve birleşen dava ayırımı yapılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HUMK.’ nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389. maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer
vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davanın birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında Ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HUMK.’ nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından az yukarda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalı …’ nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davacı ile davalı …’ nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.