YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10225
KARAR NO : 2012/12063
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Ankara İli, Sincan İlçesi, 1729 ada 1 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen Yenikent İlksan konutlarından K29/D5 blok, 18 numaralı taşınmazı satın alıp üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen tapu kaydında intikal yapılmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, kat mülkiyeti işlemlerinin 15.04.2011 tarihinde tamamlandığını, tapuda devir işlemine engel bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, dava dışı … ile davalı arasında düzenlenmiş; davacı, …’dan taşınmazı sözleşmeden doğan tüm borç ve yükümlülükleri ile birlikte devir almıştır. 10.2.2005 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin “mülkiyetin alıcıya devredilmesi” başlıklı 4.maddesinde “gayrimenkulün mülkiyetinin idarece ilgili mevzuat çerçevesinde kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin tamamlanmasını ve
alıcının idareye olan tüm borçlarını ödemesini müteakip alıcıya devredileceği”düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava konusu 1729 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden, kat mülkiyetinin dava tarihinden sonra 15.04.2011 tarihinde tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşinz yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.