YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2709
KARAR NO : 2011/11207
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı Bankanın … Şubesi mudisi olup TL,USD ve EU hesapları bulunduğunu,bu hesaplara bağlı tek bir banka kartı bulunduğunu,9.10.2007 tarihinde ATM’ye gittiğini,kartı soktuktan sonra kartın bloke olduğunu,akabinde bankayı arayarak kartın kullanıma kapatılması talimatı verdiğini,ATM’de telefon ve kamera bulunmadığını,ertesi gün bankaya gittiğinde kartın kullanıma kapatılmadığını ve para çekildiğini öğrendiğini,üç saat içinde hesaptan 4.000TL para çekildiğini,davalının buna ses çıkarmadığını,bankanın görevini ifa etmediğini,ihtirazi kayıtla ödediğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 3.660 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 10.10.2007 tarihinde Telefon Bankacılığı birimini arayarak kartının cihazda kaldığını bildirdiğini,görevlinin sisteme girdiğinde kartın ATM’de kalmış olarak görünmediğini tespit ettiğini,,yapılan para çekme işleminin şifre güvenliği aşılarak yapıldığını,olayla kendilerinin ilgilerinin olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davalı bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarda kısaca özetlendiği gibi davacı, banka kartı ile ATM’de işlem yapmak isterken kartın bloke olduğunu ve geri alamadığını, kartını kullanıma kapattırmış ise de, bu arada başkaları tarafından kullanılarak hesabından para çekildiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı Bankanın olaydan dolayı sorumlu olduğunu belirterek, hesabından çekilen paranın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, ATM cihazlarında yeterli önlem ve güvenlik tedbirlerini almayarak, banka kartının kötü niyetli üçüncü kişilerce ele geçirilmesine olanak veren davalı Banka, kusurlu ve davacının zararından sorumludur. Bununla beraber, 5464 sayılı Kanunun 16. maddesinde, Banka kartları ve şifrelerinin özenle korunması ve bilgilerinin saklanması hususunda, kart sahiplerine de görev ve sorumluluk yüklenmiştir.Kartı sahibi, Banka ile sözleşme imzaladığı ve kartın kendi zilyetliğine geçtiği andan itibaren anılan yasa gereğince, gerek kendisine tevdi edilen kartını, gerekse bu kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile yükümlü olduğu gibi, kartın veya bu bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde de, durumu derhal kart çıkaran kuruluşa bildirmekle de sorumludur. Haksız olarak elde edilen kredi kartının kullanımı, aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Somut olayda, davacının da, kart şifresini kötüniyetli üçüncü kişilerin öğrenmesine imkan vermesi ve olayı müteakip Bankayı aramakta gecikmesi nedeniyle müterafık kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda tarafların kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.