Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3335 E. 2011/14781 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3335
KARAR NO : 2011/14781
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, konutunun bulunduğu mahallenin Darıca ilçesi hudutlarında olduğunu,bu mahalleye yaklaşık 45 yıldır davalı şirket aracılığı ile tek noktadan ve ortak sayaç üzerinden su ve elektrik temini yapılmakta iken suyun temininin 2.11.2009 tarihinden itibaren … Genel Müdürlüğü ve elektrik temininin ise 18.2.2010 tarihinden itibaren … Genel Müdürlüğü tarafından sağlandığını,davalının mahalledeki her konut sahibinin imzalamak zorunda olduğu elektrik ve su sözleşmesini hizmet sözleşmesi addetmek suretiyle şirkete ortak gösterip yıllara göre artış gösteren aidat mükellefiyeti getirdiğini,bu kapsamda hizmet katılım bedeli talebiyle icra takibi yaptığını,oturduğu mahallenin diğer mahallelerden bir farkı olmadığını ileri sürerek,davalı şirket tarafından her ne ad altında olursa olsun ortak gider karşılığı bir ücret talep edilemeyeceğine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusunun mahkemenin görevine girmediği gerekçesiyle davanın reddine,davacının idare mahkemesine dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari 2011/3335-14781
veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının Kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta;taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi “Sahil Mahallesi Sakinlerinin Su ve Elektrik Kullanma Sözleşmesi “ başlıklı sözleşme imzalandığı,sözleşme ile abonelik ilişkisinin kurulduğu,böylece taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık özel hukuk sözleşme ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda,özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davanın Tüketici Mahkemesi olarak adli yargı mahkemelerinde görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.