YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6933
KARAR NO : 2012/10394
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar- davalılar vekili tarafından, davalılar- davacılar aleyhine 16.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat, birleştirme kararı verilen dava ile de elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil ile tazminat isteminin reddine, elatmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne, ecrimisil talebinin açılmamış sayılmasına dair verilen 11.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar- davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.09.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davalılar- davacılar vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, murisleri …’ın Hazineye ait olduğunu düşündüğü taşınmaza 1970 yıllarında gecekondu yaparak tapu tahsis belgesi için başvurduğunu, daha sonra taşınmazdaki gecekonduyu yıkarak 1980 yıllarında dava konusu binayı yaptığını, imar uygulamasıyla taşınmazın dava dışı … adına tescil edilerek tapu kaydına binanın murisleri …’a ait olduğuna dair şerh verildiğini, taşınmazın TMK’nun 724. maddesine konu edilmemesi için davalılar … ve arkadaşlarına muvazaalı olarak satış yoluyla devredildiğini, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 23 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescilini veya bina bedelinin davalılardan alınmasını istemişlerdir.
Birleştirme kararı verilen Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/284-446 sayılı dosyasında da, davacılar … ve arkadaşları, malik oldukları 23 parsel sayılı taşınmaza davalıların … dışında ve kötüniyetli olarak kaçak bir yapı yaptıklarını ileri sürerek, binanın kal’ini ve şimdilik 5.000TL ecrimisilin davalılardan alınmasını dava ve talep etmişler ve 11.11.2011 tarihli oturumda ecrimisil istemini … bırakmışlardır.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, elatmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne, kal giderlerinin davacılar-davalılardan alınmasına, ecrimisil istemi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeşitir.
Hükmü, davacılar-davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacılar-davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, temliken tescil, ikinci kademede tazminat; birleştirilen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi gereğince hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacılar-davalılar dava dilekçesinde, taşınmazın adlarına tescilini bu istemin kabul edilmemesi halinde taşınmazdaki bina değerinin davalılar-davacılardan alınmasını talep etmişlerdir. Mahkemece, bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Somut uyuşmazlıkta, 23 parsel sayılı taşınmazdaki binanın kal’ine karar verilmiş, kal giderlerinin davacılar-davalılardan alınmasına karar verilmiştir. İİK’nun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek kal giderlerinin davacılar-davalılardan alınmasına dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple de hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, 6100 sayılı HMK’nun 323. maddesi uyarınca yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücreti dava dilekçesinde gösterilen veya yargılama sırasında harcı yatırılan veyahut da ıslah ile belirtilen değer üzerinden hesaplanır. Gerek davacılar-davalıların dava dilekçesinde gerekse birleştirme kararı verilen dava dilekçesinde dava değeri 10.000TL olarak gösterilerek dava açılmıştır. Gösterilen bu dava değerleri yargılama sırasında artırılmadığından bu değerler üzerinden vekalet ücreti takdiri yerine keşif ile belirlenip, harcı tamamlanmamış değer üzerinden vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenle davacılar-davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenle davacılar-davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.