YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9823
KARAR NO : 2012/12161
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, tapuda adına kayıtlı 6234 ada 33 parsel sayılı taşınmazın tapu tahsis belgesi ile adına tahsis edildiğini, bu taşınmazında 23 m2’si komşu 34 no’lu parsele taşkın binasının bulunduğunu, davalılardan … ile aralarında yapılan sözlü anlaşma gereğince davalı …’un bu taşınmazı önceki malikinden tapudan satın alarak taşkın kısmı kendisine devretmeyi taahhüt ettiğini ancak taahhüdüne uymayarak şoförü olan … adına tescil ettirdiğini ve aralarında muvazaalı işlem yaparak tekrar kendi adına tescil ettirdiğini belirterek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazı iyiniyetli üçüncü kişi olarak tapudan devraldığını, davalı sıfatı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … da davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, çekişme konusu taşkın kısmın davalılar tarafından tapuda davacıya devrinin taahhüt edildiği halde bu edimin yerine getirilmediği, davalı …’ın diğer davalı … …’ın şoförü olduğu ve birlikte fikir birliği içinde hareket ettikleri belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği için Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60. maddeleri hükümlerince resmi biçim koşuluna uyularak yapılması gerekir. Davalıların çekişme konusu 23 m2’lik yeri tapudan davacıya devretmeyi taahhüt ettikleri iddiasıyla bu dava açılmış ise de; taraflar arasında söz konusu gayrimenkulün devrini sağlayacak geçerli bir sözleşme mevcut değildir. Davacı, bu davada Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanarak taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinde de bulunmamıştır.
Mahkemece, davacı ile davalılar arasında dava konusu taşınmazın devrini sağlayacak geçerli bir sözleşme bulunmadığından tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmelidir. Ancak ikinci kademede davacı tescil olmadığı takdirde tazimat talebinde de bulunduğundan bu talebi kendisine açıklattırılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.