YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5533
KARAR NO : 2012/12818
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı …nın 07.01.2003 tarihinde vefat etmesine rağmen, davalı banka tarafından 18.5.2005 tarihine kadar aylıkların banka kartı ile çekilmesine sebebiyet vermek sureti ile davacı … zarara uğrattığını, kurum zararının tahsili için başlattığı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 10.099,26 Tl asıl alacak,2.341,78 Tl işlemiş faiz ve 7,60 Tl matbu evrak olmak üzere toplam 12.448,64 Tl üzerinden iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra takibine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının sair,davalının tüm, temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının ikinci fıkrasının tamamen hükümden çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 554.41 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.