YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5575
KARAR NO : 2011/13959
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı, davalı ile 17 nolu parselde akaryakıt istasyonu kurmak için 06.12.2006 tarihli kira sözleşmesi yaptıklarını, kira sözleşmesinin özel şartlar 1. maddesinde ‘Taşınmaz üzerinde sabit tesis yapılmayacak’ şartı nedeniyle tüm kurumlardan olumsuz yanıt aldığını, böyle olunca davalı kurumdan sözleşmenin feshini talep ettiğini, ancak davalının Bozcaada’daki yapılaşma koşullarına göre prefabrik yapılaşmaya müsaade edilmemesi durumunun sözleşmenin 8. maddesi gereği kamudan kaynaklanan hakkın kullanımını engelleyen sebep olarak değerlendirildiğini ve feshin tazminat almaksızın mümkün olduğunu bildirdiğini, bunun yanı sıra 2918 sayılı KTK’nun 17 ve 18. maddelerine göre de dava konusu taşınmazın, yolların kesiştiği kavşağa mesafesinin de aranan şartları haiz olmadığını, davalıya bu zamana kadar 151.115,75 TL kira bedeli ödediğini, kamudan kaynaklanan hakkın kullanımını engelleyen durum nedeniyle sözleşmenin hukuken imkansız hale gelmeden önce de zaten geçersiz olduğunu ileri sürerek, 151.115,75 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadını istemiştir.
Davalı-karşı davacı, kira sözleşmesinin 21.04.2009 tarihi itibariyle tazminat almaksızın ve fesih tarihinden sonraki kira bedelleri olmaksızın feshedildiğini, davacının kira sözleşmesi imzalandıktan kısa bir süre sonra dava konusu taşınmaza 400 km uzaklıktaki bir taşınmazı satın alarak akaryakıt istasyonu inşa ettiğini, bu nedenle kiraladığı 2011/5575-13959
taşınmazdaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşılık dava ile davacı tarafından ödenmeyen kira bedellerinin vade tarihlerinden itibaren 6183 SY’nın 51. maddesi gereğince belirlenen oranda gecikme zamları ile davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacının gecikme zammının iadesine ilişkin talebinden vazgeçtiği ve gecikme zammına kusuru nedeniyle davacı sebebiyet verdiğinden asıl davanın kısmen kabulü ile, 146.668,45 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davanın kabulü nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece asıl davada kısmen kabul kararı verildiğine göre davanın reddedilen kısmı üzerinden davacıya yüklenecek vekalet ücreti, maktu vekalet ücretinden daha az olamayacağından …Ü.T gereğince 1.100,00 TL.dir. Davalı lehine 533,68 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5 nolu bendinde yer alan ‘533,68 TL vekalet ücretinin’ cümlesinin çıkarılarak, yerine ‘1.100 TL vekalet ücretinin’ cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.