Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9254 E. 2012/10361 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9254
KARAR NO : 2012/10361
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili tarafından, davalı … aleyhine 18.03.2009 gününde verilen dilekçe ile noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat, davacı … vekili tarafından ise davalı … ve … aleyhine 29.12.2009 gününde verilen dilekçe ile noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine dava dosyaları birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davacı …’in davasının reddine, davacı …’nın davasının ise kabulüne dair verilen 15.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davalı-davacı … vekili, 16.10.2006 tarihili taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak davalı …’nın dava konusu 429 ada 55 parsel sayılı taşınmazdaki murisi …’tan gelen miras payının iptali ile adına tapuya tescili, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL tazminatın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle dava açmıştır.
Davacı-davalı … vekili ise, davacı …’nın emlakçi olan davalı …’e noterden düzenlenen 12.10.2006 tarihli vekaletname ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve satımı konusunda genel vekaletname verdiğini, davalı …’in …’nın talimatı olmadan dava konusu 429 ada 55 parseldeki payını muvazaalı şekilde işçisi olan davalı …’e 16.10.2009 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile sattığını öne sürerek, 16.10.2006 tarihili taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Davalı … duruşmadaki beyanında, …’nın eşi …’ın …’e borcu olduğu için …’nın dava konusu 429 ada 55 parsel sayılı taşınmazdaki payını …’e noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile sattığını, ancak satış vaadi sözleşmesinde peşin alındığı belirtilen 30.000 TL satış bedelini ise almadığını belirtmiştir.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, taşınmaz satış vaadi borçlusu …’nın vekili davalı … …’nın beyanlarına itibar edilerek …’in tapu iptali ve tescil ile tazminat davasının reddine, davacı …’nın davasının ise kabulü ile 16.10.2006 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Noterce resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, 30.000 TL satış bedelinin davacı … vekili davalı … tarafından alındığı açıkça belirtilmiştir. Bunun aksi aynı güçte yazılı belge ile kanıtlanabilir. Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre sözleşmenin muvazaalı yapıldığı da kanıtlanamadığından satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi geçerli olduğuna göre bu sözleşmeye dayanarak davacı … tarafından açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminata ilişkin dava ile ilgili tarafların delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili ve davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.