Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7108 E. 2012/10418 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7108
KARAR NO : 2012/10418
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2003 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.09.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil … ve vekili Av. … ile karşı taraftan davacı … mirasçıları vekili Av. … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece yargılamanın bitirildiği 31.01.2012 tarihli oturumda oluşturulan hüküm sonucunda “Davacının davasının kabulüne, İstanbul ili, Bayrampaşa ilçesi, Sağmalcılar 15068 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline…” şeklinde, sonradan yazılan gerekçeli kararda ise “Davacının davasının kabulüne, İstanbul ili, Bayrampaşa ilçesi, Sağmalcılar 15068 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle tapunun hacizlerden arındırılarak tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline…” şeklinde karar verilmiştir. Hüküm sonucunda tapu kaydındaki hacizlerle ilgili hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda tapu kaydının hacizlerden arındırılarak iptali ile davacılar adına tesciline karar verildiği görülmüştür.
Temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu görülmüştür.
10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 900 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı … …’a verilmesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.