YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9008
KARAR NO : 2012/10534
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 18.02.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit irtifakı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının maliki olduğu 312 sayılı parsel lehine bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği üzere 297 ve 922 sayılı parseller aleyhine geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, 297 sayılı parsel maliki davalı … temyiz etmiştir.
İncelenen pafta örneğine göre, davacının 312 sayılı parselinin geçit ihtiyacında olduğu açıktır. Geçit davalarında amaç, geçit ihtiyacında olan taşınmazın genel yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Kurulan geçitle davacı parseli paftada gösterilen DSİ’ye ait kanal ve yoldan geçilerek kuzeydeki Tütünlük Yoluna bağlanmıştır. Mahkemece DSİ’ye geçit için kanala köprü kurma imkanı bulunup bulunmadığı sorulmuş DSİ ise köprünün projelendirilmesi ve bu projenin kurumlarınca onaylanması halinde köprünün yapılabileceği belirtilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece uzman bilirkişi vasıtasıyla köprü projesinin yaptırılması ve bundan sonra projenin onay için DSİ’ye gönderilmesi gereklidir.
Ayrıca, davacı tarafından her iki güzergah için de gerektiği takdirde kendi imkanları ile köprü yapmayı kabul ettiği de gözetilerek bilirkişi rapor ve krokisinde yeşil renkle gösterilen ve daha kısa ve ekonomik olduğu anlaşılan seçeneğin neden tercih edilmediği karar gerekçesinde açıklanmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesi gereğince hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğinden geçit seçeneklerinden birisinin tercih edilmesinin nedeni karar gerekçesinde somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu sebeple belirtilen eksiklikler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.