Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9848 E. 2011/13949 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9848
KARAR NO : 2011/13949
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, abone olan davalının, 1.333.078.000 TL miktarındaki atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek, alacağın fatura tarihi olan 22.10.2002 tarihinden itibaren gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.332.861.334 TL alacağın 22.10.2001 tarihinden itibaren gecikme cezası (2.592.415.000 TL) ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, temyiz üzerine Dairemizce verilen 2008/9978 Esas 2008/11972 Karar sayılı ilamı ile kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 1. pragrafında bulunan “ …22.10.2001 tarihinden itibaren gecikme cezası (2.592.415.000 TL) ve KDV’si ile birlikte…” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine “…22.10.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile onanmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Mahkemece, daha sonra davacı tarafından verilen 16.03.2011 tarihli tavzih dilekçesi üzerine 16.03.2011 tarihli tavzih kararı ile “….her ne kadar mahkememiz hüküm kısmının 4. nolu bendinde 125.00.TL harcın davacıdan alınarak davalıya verilmesine yazılmış ise de, doğrusunun davalıdan 2011/9848-13949
alınarak davacıya verilmesi gerektiği anlaşıldığından” tavzihine karar verilmiş; verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tavzih kurumu usul hukukumuzda düzenlenmiş olup, buna göre, mahkemece hükümde, müphem ve açık olmayan veya mütenakıs fıkralar bulunduğu hallerde tavzih kararı verilebilir. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. Ayrıca tavzih talebinde bulunulması üzerine tavzih dilekçesinin bir sureti karşı tarafa tebliğ ettirilerek, cevap vermesi için uygun bir süre verilmesi ve bu sürenin sona ermesinden itibaren varsa karşı tarafın cevabı da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacı tarafından verilen ve tavzih talebini içerir 16.03.2011 tarihli dilekçesi üzerine az yukarıda açıklanan usul hükümlerine uyulmadan aynı tarihte tavzih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan neden ile davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.