Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10662 E. 2011/16935 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10662
KARAR NO : 2011/16935
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Büyükşehir Belediyesinin 17.02.2006 tarihli kararıyla dikmen vadisi 4. ve 5. etap kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında esasların belirlendiğini, bu kapsamda davalı ile 25.09.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi imzalandığını, belediye tarafından alınan yeni kararlarla bu projenin yürütülmesinden vazgeçildiğini, bu sözleşmeye dayalı olarak evini yıktırdığını ve terk ettiğini belirterek; müspet ve menfi zararları karşılığı olarak şimdilik 8.000.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Belediye meclis kararıyla dikmen vadisi 4. ve 5. etap kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında uzlaşma ve kamulaştırma esaslarının belirlenerek, bu karar kapsamında davacı ile sözleşme imzalandığını, ancak bir kısım taşınmaz malikleri tarafından idare mahkemesine açılan davalar sonucu söz konusu projenin iptal edildiğini, yürütme imkanı kalmadığını, kendilerine izafe edilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, “uyuşmazlığın, davalı idarenin idari karar ve projeye bağlı uygulamasından kaynaklandığı, oluşan zararın
2011/10662-16935
tam yargı davası ile talep edilebileceği” belirtilmiş ise de; … bu davada idarenin kararının iptali değil, aralarındaki özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinden davalı Belediyenin tek taraflı olarak vazgeçmesi nedeniyle davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zararın giderilmesi talep edildiğinden davada kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda, özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davanın adli yargı yeri mahkemelerinde görülmesi gerekir. O halde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde idari yargı görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.