YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16922
KARAR NO : 2012/20118
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … … ile davacılar vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirket tarafından … ilçesi, …, 554 Parsel üzerinde yaptırılan “…” projesi içerisinde yer alan villalardan, davacılardan … ve Ilona …, A … … 1 nolu, … ve …, B … … ve I-1 nolu, … ise, B … … ve I-2 nolu bağımsız bölümlerin satışı konusunda davalı ile Haziran 1997 tarihinde anlaşmaya vardıklarını, davalı şirketin 8.1.1998 tarihli belge ile villaları teknik şartname ve mimari projeye uygun olarak Haziran 1999 tarihine kadar bitireceğini taahhüt ettiğini, villaların tapularının 1999 yılında verildiğini, ancak kat irtifakı projesine, teknik şartnameye ve verilen taahhütnameye aykırı davranıldığını, vaziyet planında ve … Yönetim Planının 5. ve 11. maddelerinde belirtilen ve proje kapsamında yapılması gereken gölün yapılmadığını, bu nedenle zarara uğradıklarını, 13.11.2001 tarihli tespit bilirkişi raporunda, eksikliklerin ve alacak miktarlarının tespit edildiğini ileri sürerek, villalarda meydana gelen değer kaybı nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, … ve Ilona …’ye ait bulunan A … 1 numaralı bağımsız bölüm için 80.920.000.000 TL, … ve …’ye ait B … 1 no’lu bağımsız bölüm için 37.040.000.000 TL, Bernd Duensing ve Ingrıd Doensing’e ait B … … 1 ve 2 no’lu bağımsız bölümler için de 32.040.000.000 TL olmak üzere toplam 150.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, 850,00 TL eksik işler için belirlenen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, davacılardan …’ye ait bağımsız bölüm için değer kaybı olan 75.000,00 TL, ……’ye ait bağımsız bölüm için değer kaybı olan 35.000,00 TL ve …’e ait bağımsız bölümler için değer kaybı olan 30.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların, davalı şirket tarafından … ilçesi, …, 554 Parsel üzerinde inşa edilen “…” projesinden, gerek sunulan broşürler, gerekse yönetim planında yer alan hükümler ve tüm dosya kapsamı gereğince, proje kapsamında gölet yapılacağı düşüncesiyle ayrı ayrı bağımsız bölüm satın almış oldukları, ancak davalı şirket tarafından göletin yapımından vazgeçildiği anlaşılmakta olup, davacıların bu nedenle davalı satıcıya karşı satış bedelinden indirim yapılmasını talep etme hakları bulunduğunun kabulü gerekir.
Satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, “mutlak metod”, “nispi metod” ve “tazminat metodu” adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay’ın diğer daireleri tarafından öteden beri uygulanan “nispi metod” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (Bkz. 13.HD. T.26.12.1997, E.1997/7580; K.1991/10870) Bu metoda göre satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.
Somut olayda da, satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi gereklidir. O halde mahkemece, davacılar tarafından satın alınan her bir villanın, satış tarihi itibariyle, villanın bulunduğu yerde taahhüt edildiği gibi gölet yapılmış olması durumundaki rayiç değeri ile (ayıpsız değer), villanın gölet yapılmamış durumuna göre rayiç değeri (ayıplı değer), ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da satış bedeline uygulanarak, bu şekilde her bir villa için satış bedelinden indirilmesi gereken miktar belirlenmeli ve bunun sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 6.244.54 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.