YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1307
KARAR NO : 2017/9551
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan, yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, müdafii tarafından hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunulan sanık hakkında, “kusur durumu itibariyle” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 50/4. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- TCK’nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mesleği şoförlük olan sanığın sürücü belgesinin alt sınır aşılarak alınması yerinde ise de, asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak 3 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2017 tarihinde oyçokluğuyla ( kısmen 1. bend yönünden) karar verildi.
(M) (M)
MUHALEFET ŞERHİ
Olay tarihinde saat 15:30 sıralarında sanığın kullandığı kamyonla kontrolsüz yaya geçidi işareti de bulunan yerden hızını azaltmadan ve gerekli dikkat ve özeni göstermeden geçtiği esnada yoldan karşıdan karşıya geçmekte olan yaya …’a kasası ile çarptığı, olay sonucu yayanın öldüğü sanığın ise durmadan yoluna devam ettiği hatta olayı gören ve motorsikletiyle kamyonu takip eden şahsın kamyonu kırmızı ışıkta yakalayana kadar durmadığı, olayı anlattığında sanığın panik halinde olduğunun bu tanık tarafından ifade edildiği sanığın savunmasında da suçun kendisinin işlemediğini iddia ettiği, alınan bilirkişi raporundan sanığın asli, maktülün ise tali kusurlu olduğunun saptandığı, katılanların zararının giderilmediği ve şikayetlerinin devam ettiği görülmüştür.
Yargılama sonucu mahkemenin, failin kusur durumu, zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman ile sanığın olay sonucu davranışlarını dikkate alarak takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdiği, dosya kapsamında gözlenen kişiliği nedeniyle takdiri indirim uyguladığı, ancak sanığın kusur durumu dikkate alınarak hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına hükmettiği izlenmiştir.
Yargılama aşamasında sanığı bizzat gözlemleyen yerel mahkemenin kusur durumunu göz önüne alarak ve şartları oluşmadığından başkaca arttırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına diyerek TCK’nın 50/1. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin dosya kapsamına uygun denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğunun kabulü gerektiğinden mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.