Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9207 E. 2011/869 K. 26.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9207
KARAR NO : 2011/869
KARAR TARİHİ : 26.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 29.12.2007 tarihinde araç almak üzere satıcı davalının … yerine gittiğini ve “ 0 km” araç olmaması ve “1.300 km” deki aracı 31 bin Euro’ya alabileceğini belirtmesi üzerine aracı 29.500,00 TL ye satın almak için anlaştığını ve 31.12.2007 noterden satışın gerçekleştiğini,bugüne kadar aracı kullanıldığını, araçta küçük çaplı hasarların kaza sonucu oluştuğunu, ancak bunların esaslı olmadığını, ardından aracı satmak için 03.09.2009 tarihinde ilan verdiğini ve satışı için üçüncü kişi ile anlaştığını, bu kişinin de aracını test merkezine götürdüğünde araçta esaslı boya hatalarının bulunduğunu öğrendiğini ve durumu davalı tarafa ilettiğinde sorunun çözüleceğinin belirtildiğini, ancak yapılan tespite rağmen sorunun çözülmediğini, … 5.Tüketici Mahkemesi’nde araçtaki ayıpların tespit edildiğini belirterek, öncelikle sözleşmeden döndüğünü, menfi ve müspet zararları olarak 150.000,00 TL’den şimdilik 17.000,00 TL sinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının yasadan kaynaklı ihbar sorumluluğunu yerine getirmediğini, ihbarın bulunmadığını, kaldı ki iki yıllık sürenin de dolduğunu belirterek, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile reddine savunmuştur.
Mahkemece, süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı aracın gizli ayıplı
Olarak kendisine satıldığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı, ihbar sorumluluğunun yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, satın alma sırasında ve özellikle 8.3.2010 tarihli davacının açıklamalarında, “ aracın kaza yaptığını, tamponu sürtüp park sensörlerinin düştüğünü “ bu nedenle düşük fiyatla aracın kendisine satıldığını belirtmiş olması karşısında davacının, araçtaki bu hasarları satış anında bildiği kabul edilerek Borçlar Kanunu’nun 198. maddesine göre ayıbın süresinde yapılmadığı nedeniyle dava reddedilmiştir.Öncelikle belirtmek gerekirse, dava konusu aracın … süresinin dolmadığı ve … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre davalı ithalatçı firmanın sorumluğu olduğu sabit olup,bu husus mahkemenin de kabulündedir.Aracın ayıbının gizli olması ve sonradan ortaya çıkması hallerinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ‘un 4.maddesinin 4.fıkrasının son cümlesi gereği davalı satıcı zamanaşımı süresinden istifade edemez. Gizli ayıbın, davalı satıcı veya üreticinin ağır kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bunun hile ile gizlenmiş olup olmadığı hususu incelenerek belirlenmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu konu üzerinde araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Aracın gizli ayıplı olup olmadığı tespit edilmeden Borçlar Kanunu’nun 198.maddesine göre ayıbın süresinde yapılmadığının kabulü açıkça çelişki doğurmaktadır. Davacının mahkeme marifetiyle tespit yaptırıp, aldırılan bilirkişi raporu sonucu ayıp ortaya çıkınca davalıya başvurduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi davalının kabulündedir. Öyle ise mahkemece yukarıda açıklanan hususlar bilirkişi aracılığıyla araştırılıp gizli ayıp olduğu anlaşıldığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.