Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15138 E. 2012/23631 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15138
KARAR NO : 2012/23631
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı şirket, yapım ve satışını üstlendiği 410 nolu parselde kayıtlı taşınmazın zemin katını teşkil eden bağımsız bölüm için 28.10.2009’da davalı ile “işyeri protokol ve satış sözleşmesi” imzaladıklarını, davalının aynı gün banka hesaplarına dükkan bedeli şerhi ile 20.000,00 TL yatırdığını, sözleşmenin 6. maddesinde “taraflardan biri sözleşmeden vazgeçtiği takdirde satış bedelinin % 10’u üzerinden cezai şart ödemeyi kabul eder” hükmünün düzenlendiğini, davalının Gelibolu Noterliği’nin 12.12.2009’da tebliğ edilen ihtarnamesiyle sözleşmeden caydığını ileri sürerek, satış bedelinin % 10’u olan 33.000,00 TL nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, haricen yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, resmi şekil şartına uyulmadan yapılan satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/15138-23631
2-Davacı ile davalı arasında düzenlenen 28.10.2009 tarihli sözleşmede, davacı müteahhit tarafından 01.07.2009 tarihli kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile … nolu parselde yapılacak inşaatın zeminini teşkil eden işyerinin 330.000,00 karşılığında davalıya satıldığı, satış bedelinin 20.000,00 TL sının davalı tarafından davacının banka hesabına havale edildiği, davalının 07.12.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeden cayarak, sözleşmeyi feshettiği ve ödediği 20.000,00 TL nın iadesini istediği anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı arsa sahipleri ile 01.07.2009 ve 07.07.2009 tarihli noter tanzimli kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptığı ve davalının yükleniciye isabet eden zemin katta teşkil edecek işyerini satın aldığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Arsa sahipleri ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen dairelerin satın alınmış olması nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşme BK 162. maddesi ve Yargıtay Uygulamalarına göre alacağın temliki hükümleri gereğince geçerli bir sözleşme niteliğini kazanmaktadır. Bu durumda davacı satıcının, sözleşmede öngörülen edimleri talebe hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. O halde sözleşme geçerli olduğuna göre, mahkemece davacının talep ettiği sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.