YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11034
KARAR NO : 2012/17380
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 1999 model aracı 14.10.2009 tarihinde noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile 16.500.00.TL nakit ve 4.000.00.TL’ lık senet vererek toplam 20.500.00.TL’ ya satın aldığını, Aracı birkaç gün sonra standart bakımını yaptırmak için servise götürdüğünde aracın parçalarının büyük kısmının yan sanayi ürünü olduğunun ve aracın birden fazla kaza yaptığının söylendiğini, davalıya şifahen bu durumu bildirmesine rağmen ödediği parayı ve verdiği senedi iade etmediğini, 02.11.2009 tarihinde noterden sözleşmenin feshi ile aracın teslim alınması ve bedelinin iadesini ihtar ettiğini ancak yine iade etmediğini akabinde tespit yaptırdığını ve aracın 5.000.00.TL edebileceğinin rapor edildiğini, buna göre 15.500.00.TL zararının olduğunu ileri sürerek ödediği paradan 11.500.00.TL paranın ve 4.000.00.TL bedelli senedin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar mahkemece, araç alırken normal kontrollerinin yaptırılması gerektiği bunun yapılmaması halinde bu duruma dayanmanın MK.’ nun 2. maddesi anlamında hakkın suistimali niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 14..10.2009 tarihinde ikinci el aracın satın alınmasından hemen sonra 19.10.2009 tarihinde serviste yaptırılan bakımda araçın çoğu parçalarının değiştirilmesi gerektiği ve birden fazla kaza yaptığının 2012/11034-17380
anlaşılması üzerine davacının bu durumu önce sözlü olarak sonra 02.11.2009 tarihinde noter aracılığıyla bildirdiği ve sözleşmeyi feshederek aracın geri alınması ve ödenen paranın ve senedin iadesi istenmiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da, olayın bu şekilde olduğu kabul edilmiş, aracın üzerinde bulunan arıza ve kusurların uzman görüşüne başvurulması halinde tespit ettirilebileceği bildirilmiştir. Bu husus davalı tarafından temyize getirilmediğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak niteliğini kazanmıştır. Buna göre, ikinci el aracın gizli ayıplı olduğu ve davacının ayıpları öğrendikten hemen sonra süresi içerisinde durumu davalıya bildirerek sözleşmeyi feshettiği dosya kapsamına göre sabittir. O halde mahkemece, davalının ayıba karşı tekeffül yükümlülüğü olduğu dikkate alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.