YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4820
KARAR NO : 2012/16165
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan arsa sabihi … ile diğer davalı yüklenici Şeyda arasında 1991 yılında kat karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerden birini harici satış sözleşmesi ile 120.00.TL bedelle anahtar teslimli olarak satın aldığını, daha sonradan muvazaalı olarak arsa maliki tarafından yüklenici aleyhine akdin feshi davası açtığını, yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, yüklenici tarafından kaba inşaat halinde bırakılan dairenin tamamlanması için masraflar yaptığını, tamamlanmayan inşaat nedeniyle kendisinin zarar gördüğünü, davalıların sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek dairenin rayiç değerinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı arsa sahibi …, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı yüklenici Şeyda, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yüklenici Şeyda aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacının ödediği paranın davalı …’ dan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/4820-16165
Her ne kadar mahkemece, davalı … yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; davalı arsa sahibi … ile davalı yüklenici Şeyda arasındaki taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle sonradan feshedilmiştir. Dolayısıyla ortada davalılar arasında bir sözleşme kalmadığına göre, arsa sahibinin yükleniciye vaat ettiği bağımsız bölümde kalmamıştır. Ancak yüklenici davalı ile davacı arasında yapılan harici satış sözleşmesi gereğince davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayandığı dikkate alınarak şayet yüklenici davalının, arsa sahibi davalıya karşı feshedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yaptığı inşaat bölümü yönünden sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak talep edebileceği bir hakkı varsa davacının, harici satış sözleşmesi ile satın aldığı bağımsız bölüme düşecek hissesi oranında davalı arsa sahibi …’ ten talepte bulunabilir. Ayrıca, davacı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden sonrada yüklenicinin eksik işleri ile ilgili satın aldığı bağımsız bölüme harcama yaptığını ileri sürmüştür. Bu durumda, davalı arsa sahibinin yapılan faydalı masraflardan dolayı bir zenginleşmesinin olacağı muhakkaktır. O halde mahkemece az yukarıda belirtilen hususlar yönünden araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davalı arsa sahibi … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 20.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.