Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10166 E. 2011/349 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10166
KARAR NO : 2011/349
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili sıfatıyla, … 5.İdare Mahkemesinin 2004/131 esas sayılı dosyası üzerinden, BBDK ve Sermaye Piyasası Kurulu aleyhine tam yargı davası açtığını, ne var ki yargılama devam etmekte iken, mahkemece 25.4.2007 tarihli kararla “konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulduğunu, kendisine ücret ödenmediğini, vekalet ücret alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın Bakanlar Kurulu kararı üzerine konusuz kaldığını, davacı avukatın bir emeği olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan miktar üzerinden davanın kabulüne, takibe vaki itirazın 48.752. TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatın, davalının vekili olarak … 5.İdare Mahkemesinin 2004/131 esas sayılı dosyası ile açmış olduğu dava sonucunda, mahkemece verilen 25.4.2007 tarihli kararla, dava konusu alacağın, TMSF tarafından davacının banka hesabına yatırılmış olması nedeniyle, “karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği, davacı avukat tarafından da vekâlet ücretinin tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
16.12.2003 tarih ve 2003/6668 Sayılı Bankalar Kanununun 2010/10166-2011/349
14.maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, “Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan T.İmar Bankası A.Ş nezdinde bulunan Tasarruf, Ticari Kuruluşlar ve Diğer Kuruluşlar Mevduatının, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Ödenmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı”nın 3.maddesinin a bendinin 2.fıkrasında, “…. hak sahiplerine, ekte yer alan ibraname ve taahhütname alınmak kaydıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödeme yapılacağı…” hükmüne yer verilmiş olup, hak sahiplerine ödeme yapılması fırsatını doğuran bu hükümden yararlanmanın ön koşulu, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, ibraname ve taahhütname imzalanmasıdır. Dava konusu olayda da davalı, yasal düzenlemenin sağladığı bu olanaktan yararlanarak, daha önce davacının kendisine vekaleten açmış olduğu davanın konusunu oluşturan alacağını, dava dışı TMSF’den haricen tahsil etmiş olup, davalının, alacağına bir an önce kavuşması açısından, dava yoluna göre daha avantajlı olanaklar sunan bu yasal düzenlemenin gerektirdiği şekilde davranmasının, kendi aleyhine sonuç doğurması kabul edilemez. Bu kabule göre de, dava konusu alacağın, yapılan yasal düzenleme gereğince hasım taraftan haricen tahsil edilmiş olması nedeniyle, davalı vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulamaz. Ancak davacı avukatın, vekaletin başladığı tarihten, alacağın davalının Banka hesabına yatırıldığı tarihe kadar davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarf ettiği emek ve mesaiye karşılık, hak ve nesafete uygun bir avukatlık ücreti talep edebileceği de kabul edilmelidir. O halde mahkemece, davacı avukatın, davalının vekili sıfatıyla, sarf etmiş olduğu emek ve mesaisi değerlendirilerek, hak ve nesafete göre alması gereken vekalet ücreti tespit edilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2.632,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.