Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10921 E. 2011/1535 K. 02.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10921
KARAR NO : 2011/1535
KARAR TARİHİ : 02.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı belediyenin dar gelirlilere yönelik anahtar teslimini, yapımını ve satımını üstlendiği 800.Yıl Konutları’ndan mesken satın aldığını, 2007 yılının Ekim ayında anahtar teslimi olarak hak sahiplerine teslim edileceğinin vaadedildiğini, konut bedelinin tamamını ödediğini, ancak konutunun 2008 yılı Kasım ayı içerisinde eksik olarak teslim edildiğini, konutun geç teslim edilmesinden dolayı mağdur olduğunu, kira ödediğini, bu nedenle en az aylık 300.00 YTL kira bedeli kaybı olduğunu ileri sürerek konutun teslim tarihi olan 2007 yılı ekim ayı sonundan teslim edildiği 2008 yılı Kasım ayına kadar olan döneme ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere aylık 250 YTL den toplam 3.000.00 YTL kira kaybı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
2010/10921-2011/1535
görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı belediyenin bizzat kendisinin yasada açıklanan şekilde satıcı sıfatının bulunmadığı bu şekilde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.