Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16377 E. 2012/23256 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16377
KARAR NO : 2012/23256
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı davalı site yönetimiyle 15.04.2005 tarihinde sözleşme yaptığını bu sözleşme uyarınca sitenin güvenlik hizmetini üstlendiğini ve bu edimin yerine getirerek davalıya fatura kestiğini fakat davalının bu faturayı ödemediğini hakkında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek 4.623.00 TL alacağının yüksek ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı sitenin güvenlik ve sair ihtiyaçları için karar alma yetkisinin yönetim kurulunda olduğunu 14.04.2005 tarihli yönetim kurulu toplantısında güvenlik konusunun birinci gündem maddesi olduğunu ve finansman nedeniyle ileri bir tarihe ertelendiğini, eski başkanın bunu bilmesine rağmen davacı ile sözleşme imzaladığını, site yönetiminin davacıya hiçbir borç olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı;
2012/16377-23256
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında güvenlik hizmeti verilmesine ilişkin hizmet satış sözleşmesinin olduğu açıktır. Öyle olunca, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 66.25 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.