YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3722
KARAR NO : 2017/9530
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması ile TCK’nın 89/1, 89/2-b-3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 05.07.2010 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle yaralama suçundan dolayı TCK’nın 89/1, 2-b, 3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Salihli (kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.10.2012 tarihli, 2011/495 esas, 2012/820 sayılı kararının itiraz edilmeden 04.02.2013 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 tarihli, 2013/393 esas, 2014/332 sayılı kararı ile 18.03.2013 tarihinde işlediği sabit görülen 4733 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı 4733 sayılı kanunun 8/4, TCK’nın 62/1, 52/2. maddeleri gereğince verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak sanığın savunması alınıp, 20.12.2012 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli, 2014/625 esas, 2014/512 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın idaresindeki otobüsle geceleyin şehir içinde aydınlatması bulunan tek yönlü çift şeritli yolun sağındaki bankette park halinde iken kontrolsüzce yolun solundaki kavşaktan sola dönmek için manevra yaptığı sırada sağ şeritten seyir halinde bulunan motorsiklet sürücüsü katılan …’in, sanığın aracına sol orta yan bölüme çarpması neticesinde, katılanın yaralanmasıyla neticelenen olayda, sanığın doğrultu değiştirme kurallarına uymayarak asli kusurlu bulunması ve katılanın da kanında 2.6 mg etanol içerir şekilde ancak yasal sınırın altında alkollü bulunması sebebiyle Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2011 tarih ve 2011/971 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 89/1-3-b, 53/6, 63. maddeleri gereğince, katılan hakkında da trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 179/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla iddianame düzenlendiği, söz konusu iddianamenin Cumhuriyet Başsavcısınca “şüpheli …’in 2.6 promil alkollü olduğu ve adli raporunda alkolsüz olarak yazılı olduğu halde alkollü araç kullanmaktan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılması” sebebiyle iade edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanın kanında bulunan alkol miktarının yasal referans değer olan 50 promilin altında olduğunun tespit edilmesinin ardından bu defa, 27/06/2011 tarih ve 2011/1658 esas sayılı iddianame ile yalnızca sanık hakkında katılana yönelik taksirle yaralama suçundan 89/1-3-b, 53/6, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla iddianame tanzim edildiği, iddianamenin Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 01/07/2011 tarih 2011/444 numaralı kararıyla katılanın yaralanmasını bildirir kati raporun alınmadığından bahisle iade edildiği, iadeye yapılan itiraz üzerine Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2011 tarih 2011/136 numaralı kararı ile itirazın kabulüne karar verilmesiyle Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesince 13/07/2011 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yargılamanın başladığı, ancak 20/12/2012 tarihinde verilen hükümle iddianamede müşteki sıfatıyla yer alan, yargılama sırasında katılan sıfatını alan ve karar celsesine kadar bu sıfatla duruşmalara kabul edilen … hakkında da trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iptal edilen 08/04/2011 tarihli iddianamesi esas alınarak yargılama yapılması ve hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak, sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.