YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3720
KARAR NO : 2017/9517
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye ve verilen cezanın ağır olduğuna, katılan … vekilinin ise sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının yanlış olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki ticari minibüsle gündüzün, meskun mahal dışında yağışlı havada ıslak asfalt zeminli virajlı yolda seyri sırasında, sağa ve ardından sola keskin viraj ve azami hızın 50 km olduğunu belirten trafik işaretlerine rağmen, 95 km hızla viraja geldiğinde aracın kaymasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek minibüsün önce zikzaklar çizmeye başladığı daha sonra spin atarak seyrine göre yolun sağından yoldan çıkarak devrilmesi sebebiyle bir kişinin ölümü ve birisinin organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olmakla birlikte üç kişinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasıyla neticelenen olayda, sanığın kusur durumuna ilişkin tüm raporlarda tam kusurlu olduğunun tespit edilmesine ve mahkemece de bu yönde kabul yapılmasına rağmen, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen netice de değerlendirildiğinde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.