YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7374
KARAR NO : 2012/10600
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 24.12.2008 tarihinde davalılara ait işyerine çikolata almak için gittiğini merdiven korkuluğunun olmaması nedeniyle merdiven boşluğuna düşerek kalçasını kırdığını, nişan törenini yapamadığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı …, kendisinin toptan satış yaptığını davacının çikolata almak için gelmesinin mümkün olmadığını, çalışanının arkadaşı olması nedeniyle ziyarete geldiğini, maddi zararının olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, olayın olduğu … yeri ile alakasının olmadığını işyerinin akrabasına ait olması nedeniyle gelip gittiğini, kendisinin kantin işlettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın reddine karar verlmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; 2012/7374-10600
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile Davalılar arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilerek veya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilerek hüküm tesisi gerekirken görevsiz mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.