Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15685 E. 2011/3414 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15685
KARAR NO : 2011/3414
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olaraktemyiz edilmiş ise de, çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu taşınmazı 29.06.2004 tarihli harici yazılı sözleşme ile davalıdan 80.000 TL satın aldığını, bedelin tamamını ödediğini, davalının sözleşmeye göne 31.12.2006 tarihinde teslim etmesi gerekir iken teslim etmediğini, ayrıca inşaat malzemesinin ve işçiliğinin kötü olduğunu, binada çatlaklar meydana geldiğini, durumun davalıya birkaç defa sözlü olarak ve en son 19.09.2007 tarihli ihtarname ile bildirildiğini ancak tazmin edilmediğini belirterek, kira kaybı bedeli, dairedeki eksikliklerin ve duvarda oluşan çatlağın hasar bedeli ve sözleşmeye uymaması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece kira kaybına ilişkin talep yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer ayıplı imalat bedeli ve cezai şart tazminatına ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazın sözleşmeye uygun olarak yapılmadığı, kötü malzemeler ve işçilik sonucu parke ve boyaların kabardığı, duvarda çatlaklar meydana gelmesi nedeniyle zararının oluştuğunu belirterek, yapılacak masrafa ilişkin bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının, davalıdan harici sözleşmeye dayalı olarak bir daire satın aldığı ve dairenin davacı adına tapuda tescil edilerek teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici
2010/15685-2011/3414
bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, mahkemece taşınmazdaki hatalı imalatların açık olduğu kabul edilmiş ise de, teknik incelemeyi gerektiren bu konuya ilişkin yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazdaki ayıplı imalatların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğuna dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir. O halde, mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak …; bilirkişiden ek rapor alınarak veya yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılıp, taşınmazda mevcut eksikliklerin ve ayıpların niteliği tespit edilerek, bu davada talep edilen ayıplı işlerden hangilerinin açık ayıp, hangilerinin gizli ayıp niteliğinde olduğu ayrı ayrı belirlendikten sonra süresinde açık ve gizli ayıpların ihbar edilip edilmediği değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.