YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4657
KARAR NO : 2017/9108
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanması
ile TCK’nın 85/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.10.2009 tarihli ve 2009/67 esas, 2009/171 sayılı kararının 03.11.2009 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 22.04.2014 tarihinde “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunu işlediği ve Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 26.12.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli 2015/53-2015/215 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sanığın kusuru olmadığına, cezanın fazla olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.04.2007 tarih, 2006/198esas, 2007/111 sayılı kararı ile TCK’nın 85/1, 62/1,52/2-4 ve 53/6.maddeleri gereğince 12.100-TL adli para cezasına hükmedildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9.Ceza Dairesi Başkanlığı “…11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden tayini ve takdirinde zorunluluk bulunması….” gerekçesi ile hükmü bozduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamı doğrultusunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesine şeklinde karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 6. paragrafında yer alan TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması ile hüküm fıkrasının 5 ile 6. paragrafın arasına “25.04.2007 tarih, 2006/198 esas, 2007/111 sayılı ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMUK’un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 12.100 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.