YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13602
KARAR NO : 2012/17706
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasında 07.02.2004 tarihli sözleşmeye istinaden … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2009 tarih ve 2008/91 Esas 2009/347 Karar sayılı gerekçeli kararında alacağının 400.000.USD bölümünün ispat edildiğinin hüküm altına alındığını ve Yartgıtay tarafından temyiz incelemesindende geçtiğini bu tutardanfazlaya ilişkin hakları saklı tutarak istediği 15.000.USD tutarındaki kısım yönünden … 18. İcra Müdürlüğünün 2009/11469 Esas sayılı takip dosyasında tahsil edildiğini, ispat olunan, çekişmesiz ve likit hale gelen 385.000.USD USD asıl alacak ve 71.952.81.USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 456.952.81.USD’ nın tahsili için davalılar aleyhine icra takibi yaptığını ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, borcun yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar
verilmesine yer olmadığına, %40 oranında hesaplanan 287.898.54.TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacı, davalılar aleyhine 07.02.2004 tarihli sözleşmeye istinaden alacaklı olduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000.00.USD tahsili için alacak davası açmıştır. … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2009 tarih ve 2008/91 Esas 2009/347 Karar sayılı kararı ile 15.000.USD’ nın davalılardan tahsiline karar verilmiş, verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2010 tarih ve 2009/12181 Esas 2010/6146 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararının onanması üzerine davalıların karar düzelte haklarını kullanıp yasal yolları sonuçlandırmaları ve kararın kesinleşmesi beklenmeden ayrıca alacağın bakiye kalan kısmı yönünden ek dava açma hakkını kullanmadan 05.07.2010 tarihinde 385.000.USD’ nın işlemiş faizi ile birlikte toplam 456.952.81.USD’ nın tahsili için icra takibi yapıldığı ve davalıların da dayanak davanın halen kesinleşmediği ve sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediği gerekçesi ile takibe itiraz etmeleri üzerine itirazın iptali davası açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davaya dayanak yapılan ve kısmi dava olarak açılan … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2009 tarih ve 2008/91 Esas 2009/347 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan 15.000.USD alacağın tahsili ile ilgili yargılama süreci karar düzeltme aşamasında iken yani kesinleşmemişken ve bakiye 385.000.USD’ nın tahsili
ile ilgili bir karar verilmediğinden yani yargılama yapılması gerektiğinden icra – inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında red kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün (2) nolu bendinde yer alan “%40 oranında hesaplanan 287.898.54.TL inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine” cümlesinin hükümden çıkarılmasına; yerine “Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra – inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.