YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3264
KARAR NO : 2017/9641
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’ nın 22/6. ve CMK’nın 223/4-b. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında, ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerek yasal süresinden sonra yapılması ve gerekse yetkisinin bulunmaması nedeni ile katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’un 318. ve CMK’nın 299/1. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kardeş olan sanık ile ölen …’un olay gecesi, dosya kapsamında mevcut delillere ve sanığın aşamalardaki aksi sabit olmayan savunmasına göre, inşaat halindeki bina içerisinde kaldıkları sırada, sanığın aydınlatmak maksatlı olarak bir mum yaktığı ve mumu boş bir tenekeyi ters çevirip üzerine koyarak iki koltuk arasına bıraktığı, ardından uyumaya daldıkları, bir ara mumun koltukları tutuşturarak yangına neden olduğu, sanığın uyandığı esnada ağabeyi İsmail’i arka kapıdan dışarı çıkarken gördüğü ve onun bir kaç eşyayı kurtarmak amacı ile tekrar içeri girdiği, tam bu esnada içerideki televizyonun patlaması sonucu …’un yandığı ve sonrasında tedavi görmek için kaldırıldığı hastanede yanık ve komplikasyonları sonucu vefat ettiği anlaşılan olayda; sanığın, herhangi bir önlem almadan ters çevirdiği teneke üzerinde yaktığı mumu koltuklar arasına koyup koltukların tutuşması sureti ile yangın çıkmasına neden olduğu sabit ise de, yangın başlayıp da bunu gören …’un inşaat halindeki binadan dışarı çıktıktan sonra tekrar içeri girmesi sonucu sanığın eylemi ile meydana gelen ölüm olayı arasındaki illiyet bağının kesildiğinin kabulü gerektiği, zira …’un yangın sonrası binadan çıktığı anda yangından kurtulma imkanı olduğu halde, iradi hareketi ile tekrar içeri girip sonrasında vefat etmesinde sanığın artık bir sorumluluğunun bulunduğundan söz edilemeyeceği gözetilerek unsurları oluşmayan atılı suçtan sanık hakkında beraat hükmü kurulması yerine, TCK’nın 22/6. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.