YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19710
KARAR NO : 2012/23530
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Oto A.Ş. vekili avukat … ‘ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 02.04.2008 tarihinde 39.500.00.TL bedelle sıfır km araç satın aldığını, 2010 yılı Mayıs ayında aracı satmak istediği sırada kaporta ustasına yaptırılan kontrolde aracın motor kaputunda boya olduğunu öğrendiğini ileri sürerek ayıplı aracın iadesi ile bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nın 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasa’nın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK’nın 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra 2011/19710 2012/23530
numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Temyize konu hükmün gerekçesinde, “aracın kaputundaki boyadan kaynaklı ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, satış tarihi olan 02.04.2008 tarihinden 2 yıllık süre geçtikten sonra 27.05.2010 tarihinde hakem heyetine müracaat ettiği, ayıbın satıcının ağır kusuru ile gizlendiğinin iddia ve ispat edilmediği böylece 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu ayrıca davacının aracın kendisine satılmadan önce boyalı olduğunu ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davanın usulden mi yoksa esastan mı reddine karar verildiği açık ve anlaşılır şekilde yazılmamıştır. Zira, usuli nedenle davanın reddi halinde, bu durum işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Bu itibarla HUMK.’ nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.