Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/9113 E. 2016/13785 K. 28.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9113
KARAR NO : 2016/13785
KARAR TARİHİ : 28.12.2016

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 09/05/2001 tarih ve 12798 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli, anılan kurulun 07/07/1993 tarih ve 4720 sayılı kararı ile kentsel sit alanında kalan, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27/02/2008 tarih ve 1604 sayılı kararı ile restorasyon projesi onaylanan, Asmalımescit Mahallesi, İstiklal Caddesi, 315 ada, 54 no’lu parselde bulunan (BK+ZK+1NK+Çekme kattan ibaret) taşınmazda, onaylı restorasyon projesine aykırı olarak, arka kısımda bulunan merdivenin şeklinin ve ebadının değiştirildiğinin, mekanlarla arasında olan duvarların kaldırıldığının, ön kısımda olması gereken merdivenin yapılmadığının, çekme katta teras olan kısmın üzerinin kapatıldığının ve çatının kaldırılarak teras haline getirilip çekme katla irtibatlandırıldığının 17/08/2009 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, dosya kapsamında mevcut inşaat mühendisi ve yüksek mimar-restoratör bilirkişiler tarafından birlikte tanzim edilen 03/05/2011 tarihli raporda, taşınmazda onaylı restorasyon projesi hilafına yapılan aykırı imalatların tasdikli projesindeki eski haline henüz getirilmediğinin, taşınmazın onaylı restorasyon projesinden alınma kat planları ile mevcut durumu mukayese edildiğinde, taşınmazın tüm katlarındaki ana merdivenlerin şeklinin ve boyutlarının değiştirildiğinin, zemin katta ön kısımdaki yangın merdiveninin ve çıkış kapısının bulunmadığının, çekme kat önündeki açık teras kısmının daraltıldığının, daraltılan terasın iç mekana ilave edildiğinin, katlara ilaveten muhtelif bölmeler yapıldığının, çekme kat üstüne çatı yapılmayarak, üstü tente ile örtülü açık teras şeklinde kullanıldığının, kaldırılan çatıya çekme katından çelik konstrüksiyon merdivenle çıkıldığının ve çekme kat hizasında teras katı oluşturulduğunun tespit edildiğinin, tüm değişikliklerin esaslı onarım niteliğinde olduğunun, izinsiz inşai ve fiziki müdahaleler nedeniyle tescilli yapının zarar gördüğünün belirtildiği, sanık …’ın davaya konu taşınmazın maliki olan Ekim Turizm İnşaat Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketinin müdürü, sanık …’in taşınmazın kiracısı olan Canin Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi oldukları, sanık …’nin savunmasında, mimar Atilla Özkasnak refakatinde binanın kaba inşaatını projeye uygun olarak bitirdiğini, Canin Gıda Ltd. Şirketine taşınmazı kiraladığını, kiracının binada dekorasyon işleri yaptığını, bu durumdan haberinin olmadığını, iki katlı olan binanın üçüncü katı için izin aldığını, 2008 yılında üçüncü katı yaptığını beyan ettiği, sanık …’in savunmasında, taşınmazı kiraladıktan sonra sadece boya badana işleri yaptırdığını, elektrik tesisatını döşettiğini, su ve doğalgazını bağlattığını, bunların dışında bir şey yapmadığını ifade ettiği, hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilen Ahmet Rençber’in beyanında, 2008 yılının temmuz ayında sanık …’nin kendisinden yıkık durumdaki yapının projesine uygun olarak yapılmasını istediğini, hem belediyeden inşaat ruhsatı, hem de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan gerekli izinler almış olduğunu, resmi izinler tamamlandığından 147.000 TL bedelle Z+3 katlı binayı yapmak üzere anlaştıklarını ve temmuz ayı içerisinde inşaata başladığını, kaba inşaatı tamamlamak üzereyken sanık …’nin, projede 295 cm olan tavan yüksekliğini düşük bularak, katları yıkıp daire tavan yüksekliklerinin 3,30 cm’e çıkarılmasını istediğini, kendisine, yükseltmenin projeye aykırı olduğunu ve ek izinler alınması gerektiğini söylemesine rağmen “benim mimarım var, bu konuda biz gerekli işlemleri yapacağız, bir sorun olursa da bizi göster, sen karışma” dediğini, inşaatı sanığın istediği şekilde tamamlamasına rağmen parasının ödenmediğini, eylül ayında kaba inşaat halinde taşınmazı teslim ettiğini, sanık …’in sorumlusu olduğu firmaya taşınmazın kiraya verildiğini öğrendiğini, iç ve dış boya badana ile ince işçiliğinin kiracı sanık tarafından yapıldığını, Kültür ve Tabiat Varlıklarına Koruma Kuruluna şikayet dilekçesini kendisinin verdiğini ifade ettiği, sanık … müdafii ile İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesince, anılan mahkemenin 2012/233 Esas sayılı dava dosyasının 17/08/2009 tarihli tutanağa ilişkin olduğu, bu itibarla her iki dava dosyası arasında bağlantı bulunduğundan dosyaların birleştirilmesinin talip edildiği, ancak mahkemece, açılan davaların sevk maddeleri ve ceza miktarları yönüyle farklı oldukları gerekçesiyle birleştirme taleplerinin reddedildiği, Uyap’tan yapılan araştırmada, 17/08/2009 tarihli yapı tatil zaptına istinaden sanık … hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan açılan davada yapılan yargılama sonunda, İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2014 tarihli, 2012/233 Esas, 2014/101 Karar sayılı ilamı ile, incelemeye konu davanın daha önce açıldığı gerekçesi ile davanın reddi kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeden 05/03/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,
Tescilli kültür varlığı olduğunu bildiği yapıya ilişkin müdahaleleri nedeniyle, taşınmaza zarar verdiği sabit olan sanık …’nin “kültür varlığına kasten zarar verme” suçundan, … Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün, Dairemize gönderdiği 18/10/2016 tarih ve 185334 sayılı cevabi yazıdan, suç tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunun faaliyette bulunduğu anlaşıldığından, sanık …’in “izinsiz tadilat ve tamirat yapma” suçundan 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sanıkların beraatlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.