YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11371
KARAR NO : 2011/3460
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi ve tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmelerden doğan ödemeleri yapmadığını, ihtarında sonuç vermediğini yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenmek süretiyle davalının itirazının 14.201,32 TL üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının 30.5.2008 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ile davacıdan 10.000,00 TL tutarlı kredi kullandığı ve ayrıca davacı ile davalı arasında 1.11.2008 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi düzenlenerek davalıya kredi kartı verildiği, davalının kredi kartı borcunu ödemediği iddiasıyla davacının 9.3.2009 tarihli ihtar çekerek 3,469,47 TL ile ödeninceye kadar geçecek sürede oluşacak akdi faizin ve ihtar masrafının 1 hafta içinde ödenmesini ihtar ettiği, öte yandan alınan tüketici kredisinin ödenmediğinden bahisle de2.4.2009 tarihinde ihtar çekerek sözleşmeden kaynaklanan 10.000,00 TL’nın derhal ödenmesini istediği, akabinde de kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarını dayanak gösterip toplam 14.201,32 TL tutarlı icra takibi yaptığı, davalının icratakibine itiraz ederken kredi borcunun 1410 TL’sını ödediğini, ayrıca 3.744,33 TL kredi kartı borcunun usule uygun olmadığını belirttiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 2010/11371-2011/3460
bilirkişi raporunda sadece faiz hesabı yapılmıştır. 4077 sayılı yasanın 10/2.maddesinde “kredi veren taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüre düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacelliyet uyarısında bulunması gerekir” hükmü bulunmaktadır. Dosya içinde, ödemelere ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı tüketicinin az yukarıda açıklanan şekilde temerrüde düşüp düşmediği belli olmadığı gibi, davacı bankanın 2.4.2009 tarihli ihbarında ödeme için davalıya 1 haftalık süre vermediği de sabittir. Davacı banka icra takibinde, tüketici kredisinden kaynaklanan bakiye borcun tamamını istemiş isede, bakiye borcun tamamını isteyebilmesi ancak 4077 sayılı yasanın 10/2.maddesindeki şartların oluşması halinde mümkün olup, bu şartların oluşmaması halinde ancak vadesi gelen ödenmeyen taksitleri ve ferilerini talep etme hakkına sahiptir. Öte yandan, davalı icra takibine itiraz ederken krediden 1410 TL’nı ödediğini, talep edilen kredi kartı borcununda usule uygun olmadığını belirtmiş isede, mahkemece davalının bu itirazı üzerinde de durulmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle, kullanılan tüketici kredisi ile kredi kartına ilişkin tüm ekstre örnekleri, ödeme belgeleri ve diğer bilgi ve belgeler bankadan ve davalıdan sorulup alınarak, tüketici kredisi için az yukarıda açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle, kredi kartı içinde, davalının itirazında belirlenen hususlarıda karşılayacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden, taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olacak şekilde gerekçeli rapor alınarak ve ödeme savunması üzerindede durularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.