YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11479
KARAR NO : 2011/2258
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 3.7.2006 tarihli sözleşme gereğince davalıya tıbbi malzeme satıp teslim ettiğini düzenlenen muhtelif tarih ve bedelli fatura bedellerine öedemediğini tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 inkar tezminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dava dilekçesinde belirtikleri gibi satışa konu tıbbi malzeme bedelinin ödendiğini, temerrüde düşmedikleri için işlemiş temerrüt faizi isteyemeyeceğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 9.718,76 TL. Asıl alacak ve 2.169,76 TL. Işlemiş faiz toplamı 11.888 TL. Üzerinden itirazın iptaline asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki tıbbi malzeme satışından doğan alacağın tahsili için davacının davalı aleyhine 17.167 TL asıl alacak, 4.487 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 21.654 TL üzerinden icra takibi başlattığı, mahkemece sözleşmenin 5/j maddesi gereğince ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilerek davanın kısmen kabulüne karar
2010/11479-2011/2258
verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ” uygulama esasları ” başlıklı 5- A/j maddesinde; ” gerekli ödeme belgelerinin noksansız olarak Sandığa intikalini müteakip , 30 … günü içinde ödeme yapılır. Firma bu süre dolmadan ödeme yapılması talebinde bulunamaz ” düzenlemesi getirilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü ile, alacağın muaccel olacağı tarih belirtilmiştir. Oysa BK 101/1 maddesi gereğince Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyle mütemerrit olur. Davacı, alacak muaccel olduktan sonra davalıyı BK 101 maddesinde öngürüldüğü şekilde temerrüde düşürmemiştir.
Bu durumda davalının icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, davacı icra takibinden önceki dönem için davalıdan işlemiş temerrüt faizi isteyemez. Davacı ancak icra takibi ile ödemelerin yapıldığı tarihler arasındaki dönem için davalıdan temerrüt faiz isteyebilir. Mahkemece, bu açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının isteyebileceği temerrüt faizi konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentle açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.