YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6426
KARAR NO : 2012/23363
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyı kendi adına taşınmaz satın alması için vekil tayin ettiğini ve bu amaçla davalıya 65,000 TL verdiğini, davalının 3051 parsel numaralı taşınmazı 10.000 TL’na almasına rağmen kalan 55.000 TL’nı kendisine iade etmediğini ileri sükerek 55.000 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dava dışı şahısla taşınmazı 65.000 TL’na almak için anlaştığını, kendisine gönderilen 65.000 TL’nı bu amaçla harcadığını harcın ise belediye rayiç değer üzerinden ödendiği için reel değeri yansıtmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının teklif ettiği yemini davacının eda ettiği davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, taşınmaz satın alması için davalıya 65.000 TL verdiğini, davalının taşınmazı 10.000 TL’na satın almasına rağmen bakiye 55.000 TL’nı iade etmediğini ileri sürmüş, davalı ise taşınmazın alımı için satıcıya 65.000 TL ödediğini, ancak değerin tapuda düşük 2012/6426-23363
gösterildiğini savunmuştur. Ülkemizde şahısların daha az vergi ve harç ödemek için tapuda satış değerini düşük gösterdikleri bilinen bir gerçek olup, davalının savunması da bu yöndedir. Hal böyle olunca taşınmazın davacıya satış tarihindeki gerçek değerinin belirlenmesi zorunludur. Bu itibarla öncelikle mahallinde uzman bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak satış tarihi itibariyle taşınmazın gerçek değeri belirlenmeli, belirlenen gerçek bedele davalı tarafından ödenen harç ve vergi var ise bunlarda eklenmeli, bulunan toplam bedel 65.000 TL’dan az olursa bakiyesinin tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek ve davalının bu yöndeki savunmasını araştırmaksızın yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan karrın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.