Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4746 E. 2012/12689 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4746
KARAR NO : 2012/12689
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile birlikte ortak olarak ve ileride başka bir şekilde değerlendirmek üzere 27.07.1998 tarihinde tapulu taşınmaz satın aldıklarını, tapu kaydının davalı … adına oluşturulduğunu, aralarındaki ilişkinin tamamen tasfiyesine karar verince davalı ile 12.05.2008 tarihinde bir protokol yaptıklarını, protokole göre dava konusu taşınmazın tarafların 1/2 oranında sahibi oldukları ve kısa zamanda birlikte değerlendirileceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca taşınmaza 15.000.00 TL değer biçilerek yarısı olan 7.500.00 TL için davalı’nın kendisine 12.05.2008 tanzim tarihli teminat bonosu verdiğini, aradan geçen zaman içinde taşınmazı birlikte değerlendiremedikleri gibi taşınmazın yarı hissesinin de kendisine devredilmediğini, bu hususta davalıya 01.07.2010 tarihli ihtarı çekmesine rağmen olumlu yanıt alamadığını belirterek taşınmazın yarı bedeli olan 7.500.00 TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında aktedilen 12.5.2008 tarihli protokol hükümlerine göre, tapuda davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmaza tarafların ½ oranında malik oldukları, her iki tarafın rızası ile taşınmaz üzerine inşaat yapılması veya satılarak değerlendirilmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından 7.500.TL bedelli bir adet teminat senedinin güvence olarak davacıya verildiği anlaşılmaktadır. Protokolde, taraflarca taşınmazın değerine yönelik bir belirleme yapılmadığı gibi verilen teminat senedi de taşınmazın değerini belirlemekten uzaktır. Dosya içindeki tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın davalı tarafından dava dışı 3.bir kişiye tapudan satılıp devredildiği hususu da sabittir. Öyle olunca Mahkemece, taşınmazın rayiç bedelinin yarısına hükmolunması gerekirken, ki bu bedel 27.9.2011 tarihli bilirkişi raporu ile 1.556,71 TL olarak belirlenmiş olup bu bedelin yarısı üzerinden davanın kabulü yerine aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 111,50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.