Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14327 E. 2012/17418 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14327
KARAR NO : 2012/17418
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dvacı, … komisyoncusu olduğunu, davalının konut satın almak için davacıdan aracılık hizmeti talep ettiğini, aralarında tellallık sözleşmesi yapıldığını, portföyündeki 4 adet evi davalıya gösterdiğini ve davalının gösterilen evlerden birini kardeşi adına satın aldığını, ancak komisyon ücretini ödemediğini, alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.168,00 TL için itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ceza-i şart dışında reddedilen kısım üzerinden % 40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini
hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 4 ) no’lu bendinde yer alan ” cezai şart dışında reddedilen 2.112 TL nin %40 ı oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” kısmının hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından Davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcının iadesine, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.