Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/4913 E. 2017/9347 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4913
KARAR NO : 2017/9347
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle, 17.11.2017 tarihinde yapılan duruşmada hazır bulunan sanık müdafinin katılımı ile duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğunun dikkate alınması esas olup, bir kişinin ölümü ve dört kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda; adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, sanık hakkında uygulanan teşdit oranının takdirinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Karar tarihinden sonra 03.02.2015 havale tarihli dilekçe ile tüm katılanların sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri ve dosya kapsamına nazaran bilinçli taksirin koşullarının bulunmaması karşısında, sanığın sadece bir kişinin ölümü nedeniyle eylemine uyan TCK’nın 85/1. maddesi gereğince, hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
3-TCK’nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, vazgeçme yetkisi bulunan katılanlar vekilinin hükümden sonra temyiz aşamasında 03.02.2015 havale tarihli dilekçe ve aynı tarihli ihbarname ile katılanların maddi ve manevi tüm zararlarının giderildiği ve şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, katılanların zararlarının giderildiği hususu da gözetilip, dosyada bulunan adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları nedeniyle hakkında TCK’nın 62. maddesi uygulanan sanık hakkında, lehe hüküm talebi de gözetilerek kişilik ve sosyal ekonomik durumu dikkate alınarak, tayin edilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a, 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ:

23.11.2017 tarihinde verilen iş bu karar mürafaya katılan sanık … müdafii Av. …’ın yokluğunda Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …… huzurunda 30.11.2017 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.