YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9721
KARAR NO : 2012/12726
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,16.08.2010 tarihinde davalı şirket ile devre tatil sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede karalaştırılan 3.000 Euro peşinat 2.500 Euro bedelli iki adet senet ve 630,00 TL yıllık kullanım bedelini ödediğini,devre tatil kullanım hakkının başlangıç tarihi 13.08.2011 olup, bu hakkını kullanmadığını belirterek ödediği toplam bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; cayma hakkının günlük tecrübe ve muayene süresi başlangıcının kullanıma başlama tarihi olacağı, bu durumda dava açıldığı tarihte sözleşme askıda olup, davacının cayma hakkı süresi başlamadığı gerekçesi ile davanı reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ödediği devre tatil sözleşmesi bedelinin tahsili istemiyle 07.03.2011 tarihinde eldeki davayı açmış, davalı ise cayma hakkı süresinin sözleşmenin tesiste imzalandığı tarihte başladığını, cayma hakkının kullanım süresinin geçtiğini savunmuş, mahkemece dava açıldığı tarihte henüz kullanım süresi başlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesi 16.08.2010 tarihinde imzalanmış ;sözleşmede kullanım dönemi 33. Hafta Güneş 1.Dönem, kullanım başlangıç tarihi 13.08.2011 olarak kararlaştırılmış olup dosya içeriğinden davacının davalıya ait tesislerden hiç faydalanmadığı, sözleşmeye bağlı bir kullanım bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacı 15.02.2011 tarihli ihtarla cayma hakkını kullanmış ve ödediği bedelin iadesini talep etmiştir.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı TKHK’nun 8/1 maddesinde, “kapıdan satış, işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.” şeklinde tanımlanmış olup, davalının sözleşmede belirtilen işyeri adresi olduğundan davacının imzalamış olduğu 16.08.2010 tarihli sözleşmenin, kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğundan, burada sözleşmeden dönme hiçbir objektif koşula bağlanmamış,tamamen tüketicinin iradesine bırakılmıştır. Tecrübe ve muayene koşullu satışlarda cayma süresinin başlangıç tarihi tüketici lehine getirilmiş bir düzenleme olup; tüketicilerin daha önceden düşünmediği, hazırlıksız bulunduğu bir sırada davet üzerine gitmiş olduğu tesislerde, devre tatil sözleşmeleri imzalamaları halinde tüketicilere tecrübe ve muayene etme imkanı ve sonrasında cayma hakkı tanımıştır.O halde tüketicinin tecrübe ve muayene ettikten sonra cayma hakkının olması karşısında sözleşme imzalandıktan sonra kullanım tarihinin ileri bir tarih olarak karalaştırıldığı durumlarda da sözleşme yine askıda olup tecrübe ve muayene etmeden de tüketicinin evleviyetle sözleşmeden cayma olduğunun kabulü gerekir. Aksi yöndeki kanaat kanunun tüketiciyi korumaya yönelik hükümleriyle bağdaşmaz. Eldeki dava; sözleşmenin düzenlemesinden sonra ancak davacının devre tatil hakkının kullanım tarihinden önce açılmış olup; Somut olayda tüketici 15.02.2011 tarihli ihtarla cayma hakkını kullanmıştır. Davacının sözleşmeye uygun kullanımı bulunmadığına göre, bu süre içinde sözleşme hükümleri askıdadır ve davacı dilediği zaman sözleşmeden dönebilir. Hal böyle iken mahkemece sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.