Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6755 E. 2012/10994 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6755
KARAR NO : 2012/10994
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, dava dışı …’un davalının satışa sunduğu dairelerden birini 370.000,00 TL bedelle davalıdan satın aldığını, bu şahsın söz konusu daireyi 17.10.2008 tarihinde kendilerine sattığını, satıcının, davalıdan eksik ve ayıplı işler ile teslim edilmeyen sosyal tesislere ilişkin olarak dava ve haklarını kendilerine temlik ettiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın bulunduğu sitede ortak kullanım alanlarındaki eksik ve ayıplı ifa sebebiyle dava tarihindeki rayiç bedeli ile bağımsız bölümlerinde vuku bulmayan değer artışının, dairelerin sürüm değerindeki azalma göz önüne alınarak arsa paylarına isabet eden bedel indirimi ve tazminatın tespiti ile şimdilik 15.000 T’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı olan imalat ve eksik yapıldığı ileri sürülen işler için açılmış bulunan tazminat davasıdır. Dava dışı …, davaya konu taşınmazı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi ile 27.10.2005 tarihinde davalı … Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.’den 370.000 TL bedelle satın almış, 20.12.2006 tarihinde
…’a bağımsız bölümün tapuda devri gerçekleştirilmiş, 31.12.2006 tarihinde tutanakla söz konusu taşınmaz bu şahsa teslim edilmiş, 17.10.2008 tarihinde de taşınmazı … davacılara satmıştır. Dava dışı bu 3. şahsın, davacılara, davalıdan satın aldığı taşınmazı temlik ederken, dava haklarını da temlik etmiş olduğu, bu nedenle davacıların davalı şirkete dava açabileceği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle esasa girilip yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.