Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1834 E. 2017/9113 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1834
KARAR NO : 2017/9113
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Ses veya görüntülerin kayda alınması
Hüküm : TCK’nın 32/1 ve CMK’nın 223/3-a maddeleri gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında TCK’nın 57/1. maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına

Ses veya görüntülerin kayda alınması suçundan sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin hüküm, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Gerekçeli karar başlığına, 26.11.2013 olan suçun işlendiği tarihin, 28.11.2013 olarak yazılması suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 13.03.2014 tarihli raporu ile “Bipolar afektif bozukluk” tanısı konulan ve mevcut hastalığı nedeniyle 26.11.2013 tarihinde işlediği iddia olunan fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasının ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu ve iddia olunan suç tarihinde atılı suç nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmadığı bildirilen sanığın, CMK’nın 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın baro tarafından görevlendirilen müdafii hazır bulundurularak aynı Kanun’un 147 ve 191. maddeleri uyarınca savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığa, duruşma gününü bildirir davetiye tebliği ile yetinilip, tek oturum süren 08.04.2014 tarihli duruşmada sanığın baro tarafından atanan müdafiinin beyanları alındıktan sonra, sanığın yokluğunda ve usulüne uygun olarak savunması alınmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.04.2008 tarihli, 2008/1-22 esas ve 2008/80 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, akıl hastalığının şahsi cezasızlık sebebi olmayıp kusurluluğu ortadan kaldıran bir hal olması karşısında, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 13.03.2014 tarihli raporu ile “Bipolar afektif bozukluk” tanısı konulan, mevcut hastalığı nedeniyle 26.11.2013 tarihinde işlediği iddia olunan fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasının ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu ve iddia olunan suç tarihinde atılı suç nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmadığı bildirilen sanık hakkında, yöntemine uygun biçimde yargılama yapılıp, dosya tekemmül ettirildikten sonra, gerek sübuta gerek vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin kararda tartışılması suretiyle suçun sanık tarafından işlenmediği veya eylemin suç oluşturmadığı kanısına varılması durumunda sanığın beraatine karar verilmesi, suçun sübutu halinde ise olayın oluş şekli ile sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi gösterilmek suretiyle sanığa TCK’nın 32/1, CMK’nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında TCK’nın 57. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, dosyadaki delillerden hangilerine hangi nedenlerle itibar edilip edilmediği açıklanmayıp, sübuta ve vasfa ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın, sanığın akıl hastası olduğuna dayanılarak gerekçeden yoksun şekilde sanık hakkında doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) TCK’nın 57/1. maddesi gereğince hakkında güvenlik tedbiri hükmedilen sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Adli emanete alınan 1 adet CD hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.