Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16956 E. 2012/23601 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16956
KARAR NO : 2012/23601
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı şirket, davalı kurumca hazır beton üretimi tesisinde kullanılan kuyu suyu aboneliği ve şehir suyu aboneliği için muhtelif tarihlerde toplam 134.250,40 TL fatura düzenlendiğini, kuyu suyunun beton üretiminde kullanıldığından atık su oluşmadığı gibi kanalizasyon sistemi olmadığından kuyu suyu ve şehir suyu için atık su bedeli ve kuyu suyu için bedel istenmesinin de haksız olduğunu belirterek, ödemek zorunda kaldığı 134.250,40 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avas faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, kuyu suyu ve atık su için davalı idarenin bedel isteme hakkı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulune ve M751055 nolu abonelikte kuyu suyu için ödenen 7.341.90 TL için 10.10.2005,2.185,71 TL için 10.4.2006, 3.075,57 TL için 26.5.2006,4.077,61 TL için 10.7.2006,6.236,53 TL için 25.08.2006, 8.522,56 TL için 10.10.2006,8.629,91 TL için 27.11.2006,4.347,20 TL için 12.01.2007,1.440,60 TL için 23.02.2007,6.155,20 TL için 6.4.2007, 10.475,40 TL için 24.5.2007,13.623,44 TL için 17.8.2007,10.115,41 TL için 1.10.2007,5.257,10 TL için 16.11.2007,7.380,26 TL için 7.1.2008,1.036,14 TL için 22.2.2008,5.407,84 TL için 11.4.2008,13.639,86 TL için 30.5.2008,12.203,78 TL için 18.7.2008 tarihinden başlayarak avans faizi ile birlikte toplam 131.152,02 TL nin davalıdan 2002/16956-23601
alınıp davacıya verilmesine, M1420964 nolu abonelikte atık su için 486.04 TL için 7.1.2008,500,04 TL için 22.2.2008,358,15 TL için 11.4.2008, 532,35 TL için 30.5.2008,225.43 TL için 18.7.2008,318,92 TL için 3.9.2008,327,93 TL için 23.10.2008,348,92 TL için 5.12.2008 tarihinden itibaren toplam 3.097,78 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davasında kuyu suyu için davalı idarece bedel istenemeyeceğini,kuyu suyunun beton üretimi için kullanılıp atık su oluşmadığını, dava konusu yerde kanalizasyon hizmeti verilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş; davalı, davacının su ve atıksu bedelinden mevzuat hükümlerine göre sorumlu olduğunu savunmuş, mahkemece ise davalı idarenin davaya konu fabrika binasının bulunduğu yerde henüz kanalizasyon şebekesinin bulunmadığı ve davalının kuyu suyu bedelini tahsil yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki 2560 Sayılı Yasaya göre kurulan davalı ASKİ …’da kullanma suyu ve atık sular için tesisler kurmak, tarifeler hazırlamak ve bu sular için para tahsil etmek görev ve yetkisiyle donatılmış, bu yetkiler adı geçen idarenin tekeline verilmiştir. Her abonenin kullandığı su kadar atık su ürettiğinde duraksamaya yer olmamalıdır. ASKİ bu atık suları kanalizasyon vasıtasıyla veya toplama çukurlarına boşaltmak suretiyle zararsız hale getirecektir. İdarenin olanaklarının yetersiz kaldığı ve hizmeti bizzat yerine getirmediği durumlarda, bu … için uygun teknik donanıma sahip gerçek veya tüzel kişilere ruhsatname verilmek suretiyle hizmetin kısmen bunlara gördürülmesi, yasadan kaynaklanan hak ve yetki tekelinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Diğer taraftan idarenin hizmeti hiç yerine getirmemesi, idare hukukunun “hizmet kusuru” kavramı çerçevesinde sorumluluğunun doğmasına yol açabilirse de bu durum herhangi bir şekilde su kullanan ve bu nedenle de zorunlu olarak atıksu üreten abonelerin izin almaksızın ve sözleşme imzalamaya yanaşmaksızın gelişi güzel atıksu boşaltmalarına ve hizmetin yerine getirilmediği gerekçesine dayanarak atıksu bedeli ödemekten kaçınmalarına hak vermez. O nedenle davalı idarenin anılan yerde kanalizasyon şebekesinin bulunmadığından bahisle davacının davasının tümden 2012/16956-23601
kabulüne karar verilmesi yanlıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1996/93-346 esas ve 1996/699 sayılı kararında da belirtildiği gibi tahakkuk ettirilen atıksu bedeli bir hizmet karşılığı olabileceği gibi ekonomik koşullara göre oluşturulan … şehrinin içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının yeraltı ve yerüstü kaynaklardan sağlanması ihtiyaç sahiplerine dağıtılması , kullanılmış sular ve bunların uzaklaştırılması bölge içindeki su kaynaklarının ve yer altı sularının kullanılmış sularla kirlenmesini önlemek için yeni tesisler kurmak, kurulu olanların bakım ve işletilmesini sağlamak amacıyla bu hizmetlerin görülmesinin temini amacıyla taraflar arasında özel hukuk alanında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu ve davacının atık su bedelinden ve beton üretiminde kullanılan kuyu suyu bedelinden 2560 Sayılı Yasa ve Tarifeler Yönetmeliği hükümleri kapsamında sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek eksik incelemeyle yazılı şekilde davayı kabul etmiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararı BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.