YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5726
KARAR NO : 2011/7253
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının avukatı olduğunu, aralarında yazılı ücret sözleşmesi olmadığını, TMO’ya ait taşınmazın kamulaştırma kanunu 30/2. Maddesi hükmüne göre davalıya devri için yasa gereği görevli Danıştay 1.Dairesine dava açtığı ve dava sonucunda davalı belediyeye devrine karar verildiği, ancak taşınmazın değeri üzerinden % 10-20 oranında ücreti vekalet alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 271.000 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taşınmazın devir bedeli üzerinden % 10 ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalının avukatı olduğu ve aralarında ücreti vekalet sözleşmesi bulunmadığı hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacının TMO’ya ait taşınmazın kamulaştırma kanunun 30.maddesine göre davalıya devri için görevli Danıştay 1.Dairesinde 2005 yılında açtığı davada 1.7.2005 tarihli kararla taşınmazın davalıya devrine karar verildiği,ancak bedelinin tesbiti konusunda tarafların bilahare anlaşarak 271.000 TL nin ödenmesi ile taşınmazın tapusu davalı adına yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Kamulaştırma kanununun 30.maddesinde ;” Madde 30 – (Değişik madde: 24/04/2001 – 4650/17. md.) Kamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamaz.
Taşınmaz mala, kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idare, 8 inci madde uyarınca bedelini tespit eder. Bu bedel esas alınarak ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye yazılı olarak başvurur. Mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermez ise anlaşmazlık, alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır. Taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde; alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde, 10 uncu 2010/5726 2011/7253
Maddede yazılı usule göre mahkemeye başvurarak, kamulaştırma bedelinin tespitini ister. Bu durumda yapılacak yargılamada mahkemece, 29/06/1938 tarihli ve 3533 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
Mahkemece, 10 uncu maddede öngörülen usule göre kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak mal sahibi idareye verilmek üzere belirleyeceği bir bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için alıcı idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Alıcı idare tarafından kamulaştırma bedelinin mal sahibi idare adına bankaya yatırıldığına dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın alıcı idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin mal sahibi idareye ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır. Bu suretle devir alınan taşınmaz mal, kaynak veya irtifak …, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve devir amacı veya devreden idarenin izni dışında başkaca bir kamusal amaçla kullanılamaz. Aksi takdirde devreden idare, 23 üncü madde uyarınca taşınmaz malı geri alabilir. Bu husus tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilir.”Bu madde içeriğine göre taşınmazın devri hakkında Danıştay 1.Dairesinin devri hakkındaki kararının tesbit kararı niteliğinde kesin hüküm olduğu,tescil için tarafların bedel üzerinde anlaşmaları yada adli yargıda kamulaştırma bedelinin tesbiti davası açmaları,bu tesbit edilen bedelin ilgili kuruma ödenmesi karşılığında taşınmazın tesciline karar verilebilir.Dava konusu olayda da taraflar devir kararından sonra kamulaştırma bedeli konusunda anlaşarak taşınmazın davalı adına tapuda tescil işlemi yapılmıştır.Davacının idari yargıda açtığı davada taşınmazın değer tesbiti yapılmamıştır.Esasen tesbit davası niteliğinde bulunan bu davanın neticesinde taraflar arasında ücreti vekalet sözleşmesi de bulunmadığından AAÜT’de belirtilen maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bilahare davalı ve dava dışı kamu kurumu arasındaki görüşmeler neticesinde belirlenen ve ödenen tescil bedelinin Danıştayda görülen davanın müddeabihi üzerinden nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA,bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.