Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9999 E. 2012/16822 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9999
KARAR NO : 2012/16822
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı … ‘ın eşi …’ nin … 2.Aile Mahkemesinin 2010/324 esas sayılı dosyası ile açtığı toplam 95.095,00 TL lik davanın davalılar vekili olarak takibini yaptığını, davada davalılar vekili olarak tüm görevlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen Avukatlık Yasasının 172. maddesi gereğince rızasının alınmadan davalılardan…ın bir başka avukata vekalet görevini verdiğini, buna rızasının olmadığını yazılı olarak bildirerek …,’ın vekaletinden istifa ettiğini, akabinde de her iki davalının kendisini haksız azlettiklerini beyan ederek, 4.955 TL vekalet ücretinin davalılardan, müştereken ve müteselsilen 2.875 TL vekalet ücretinin davalı … ‘dan tahsiline, karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinden fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 170 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretine yönelik talebini 3.227,60 TL ye çıkartmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulu ile, 8.182,60 TL ‘nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.875,00 TL ‘nin davalı … ‘dan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yapılması zorunludur. HUMK.nun 388/3 maddesi mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları 2012/9999-16822
hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Mahkemece gerekçeli kararda bilirkişi raporunun hükme elverişli bulunduğu belirtilmesine rağmen bilirkişi raporundan farklı olarak davanın tamamen kabulüne karar verilmiş olup, mahkemece hesaplamanın nasıl yapıldığı, hükmedilen rakama nasıl ulaşıldığı noktasında kararda her hangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı gibi, kararın usulün 388/3 maddesinde yer alan hususlarda taşımadığı anlaşılmaktadır. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararında usulün 388. maddesinde yer alan hususları kapsaması zorunludur. Mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir. O halde mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.