YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19280
KARAR NO : 2012/6305
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kira kontratına konu oteli davalıdan kiraladığını ve 5 yıllık kira bedeli olan 110.000 Eoro’yu (208.747,00 TL) davalıya elden ödediğini, davalının her ne kadar icra takibine itirazında 70 yaşında olduğunu, kontrata imza atıp atmadığını hatırlamadığını söylemişse de, kontrat tarihinden önce davalı hakkında alınmış bir vesayet kararı bulunmadığını ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptalini, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kira kontratına konu otelin …Tur. Ltd. Şt.nin mülkiyetinde olup, ……’in vefatından sonra şirketin temsilcisi olmadığını, davacının bu kadar fahiş miktarda kira bedeli ödediğini söyleyip belge sunamamasının hukuken kabul edilemeyeceğini, kira kontratındaki imzanın taklit edilmiş olabileceğini, yaşı itibariyle kontrata imza atıp atmadığımı hatırlamadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, takip dayanağı kira sözleşmesinin davacı kiracı ile dava dışı kiralayan bir şirket arasında imzalandığı, kiraya veren kısmında şirket isminin olduğu, davalının, takibin ve davanın tarafı olmadığı gerekçesiyle davalının husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kira sözleşmesinde kiraya veren …Ltd. Şt. olarak gözükmekte ise de, davalı …’in kira sözleşmesini şirket temsilcisi olarak imzaladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı …’in sözleşme tarihi itibariyle şirketi tek başına temsile yetkili olup olmadığının araştırılarak, şirketi münferiden temsile yetkili ise şimdiki gibi, şayet şirketi münferiden temsil yetkisi yok ise, Borçlar Kanunu’nun 32 ve devamı maddeleri gereğince davalının kişisel sorumluluğu olacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.