Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16515 E. 2012/20137 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16515
KARAR NO : 2012/20137
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat …… gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan aldığı çeltik karşılığı, makbuz senetleri düzenleyip davalıya verdiğini, makbuz senedine konu çeltiği davalıya ait depoda ” çeltikle kira ve bakım sözleşmesi” ile davalının muhafaza etmesi gerektiğini, davalının makbuz senetlerini teminat göstererek bankadan kredi kullandığını, kredi borcunu ödemediğini,davalıya sözleşme gereği teslim edilen ve makbuz senetlerinde belirtilen pirinçlerin yapılan kontrollerde davalı deposunda olmadığının anlaşıldığını bu hususun tutanakla saptanıp ilgili hakkında ceza davası açıldığını belirterek, davalı deposunda bulunması gereken ancak bulunmayan 900 ton çeltik bedeli 1.215.000.00 TL’nın zararın meydana geldiği tarihten % 7 oranında faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dairemizin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulü ile 648.964,52 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 900 ton çeltik teslimi karşılığında makbuz senedi düzenleyerek davalıya verdiği, normal koşullarda 2012/16515-2012/20137
çeltiklerin davacıya ait depoda muhafaza edilmesi gerekirken, çeltikle Makbuz Senedi Karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşme ve Çeltikle Kira ve Bakım Sözleşmesi gereği çeltiklerin davalıya ait depoda muhafaza edildiği, davalının bu sözleşmeler gereği çeltikleri davacıya iade yükümlülüğü altına girdiği, davacının da yasa ve sözleşme gereği makbuz senedi ibraz edildiğinde rayiç fiyattan çeltikleri satın alma yükümlüğü altında olduğu, davalının bu makbuz senetlerini bankaya ciro ederek kredi kullandığı, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine bankanın makbuz senedi karşılığı davacıdan talepte bulunduğu, bu durumda davacının makbuz senedi karşılığındaki miktar kadar çeltik ürünü bedelini bankaya ödemekle yükümlü olduğu, ancak çeltiklerin sözleşme ile davalıya teslim edilmesine rağmen, davalının bu çeltikleri depodan çıkararak sattığı, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle çeltiklerin davacıya teslim edilmeyeceğinin anlaşılması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, ilkin davanın reddine karar verilmiş, dairemizin 2010/5604-8933 esas-karar ve 21.6.2010 tarihli bozma ilamı ile “ 900 ton karşılığı düzenlenen makbuz senetlerindeki çeltik bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi ” belirtilerek mahkeme hükmü bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ancak, makbuz senetlerindeki toplam miktarın 771.930,00 TL olduğu, davacı kurum tarafından bu makbuz senetlerine dayalı olarak yapılan ödemenin ise 648.964,52 TL olduğu, bu nedenle davacı yönünden oluşan zararın emanet makbuzları toplam bedeli kadar değil bu emanet bedeli makbuzlarına istinaden davalı tarafça çekilen krediye bağlı olarak ödenen miktar kadar olduğu belirtilerek 648.964,52 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususun eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Öyle olunca dairemizin 2010/5604-8933 esas-karar ve 21.6.2010 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, 900 ton karşılığı düzenlenen makbuz senetlerindeki çeltik bedeli olan, toplam 771.930,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 9.655,65 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.