Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/2969 E. 2017/9106 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2969
KARAR NO : 2017/9106
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-
4, 52/2-4, 50/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4
52/2-4, 50/6, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
UYAP ortamında yapılan sorgulamada, sanık …’nın 08.12.2004 tarihinden itibaren B sınıfı sürücü belgesi sahibi olduğu, suç tarihi itibariyle ve halen geçerli olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin aracı …’in kullanmadığına, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna; sanık … müdafiinin ise aracı …’nun kullandığına, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık …’nun özel halk otobüsü şoförü olduğu, diğer sanık …’in ise otobüste muavin olarak görev yaptığı ve B sınıfı sürücü belgesinin olduğu, sanık …’nun ifadelerinde otobüsün sahibinin oğlu olan …’in zaman zaman halk otobüsünü kullanmasına izin verdiğinin anlaşıldığı, halk otobüsünün sanık …’in idaresinde iken önünden geçen yayaya çarptığı olayda; sanık …’in araç kullanmayı bilmediğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, gerçekleşen neticenin …’in hatalı araç sevkinden kaynaklandığı, …’nun aracı kullandırtması eylemi ile meydana gelen netice arasında illiyet bağı bulunmadığı, neticenin tamamen …’in hatalı kullanımı ile meydana geldiği anlaşılmakla, sanık …’nun beraati yerine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, TCK’nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında, en üst hadden 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Tali kusurlu olan ve şoförlük ile geçimini sağlayan sanık …’nın UYAP kayıtlarından yapılan sorgulamada 10.06.1998 tarihinde D sınıfı sürücü belgesi olduğu halde hükümde“sanığın sürücü belgesi bulunmadığından TCK’nın 53/6.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ” gerekçesi ile sürücü belgesinin alınmamasına karar verilmesi
4- Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrileceği hususundaki ihtaratın TCK’nın 52/4. maddesi yerine hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınması gereken TCK’nın 50/6. maddesine göre yapılması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.