Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/10072 E. 2011/6087 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10072
KARAR NO : 2011/6087
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

Güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler …, …, … , … …, … ..haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/06/2010 tarihli ve 2010/18023 soruşturma, 2010/9811 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2010 tarihli ve 2010/1139 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.01.2011 gün ve 2010/887/5099 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve 2011/62966 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, … Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İnşaat ve San. Tic. A.Ş. yetkilisi şüpheli …’nun, … A.Ş. ile yapmış olduğu … Ödeme Noktası Sözleşmesi gereğince, 2007 yılı Ekim ve Kasım aylarında tahsil ettiği kredi kartları bedelleri olan toplam 3.347.368,00 Türk lirasını ilgili bankaya ödememek şeklindeki eyleminin, aynı konuya ilişkin önceki şikayet dilekçesi üzerine verilen 02/06/2009 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara atıfta bulunularak, olayın hukuki ihtilaf olduğu ve yeni bir delilde bulunmadığı gerekçesiyle yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, … A.Ş. vekili Avukat … tarafından verilen 11/05/2010 tarihli şikayet dilekçesindeki iddialar ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre somut olay incelendiğinde, şüpheli …’nun yetkilisi olduğu Konya’da faaliyet gösteren … Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik inşaat ve San. Tic. A.Ş. ile … A.Ş. arasında 11/08/2005 tarihinde imzalanan

T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
“… Ödeme Noktası Sözleşmesi” gereğince, … kredi kartı sahibi olan kişilerin, kredi kartı borçlarını ilgili banka adına tahsil etme yetkisinin anılan şirkete verildiği, sözleşme uyarınca POS cihazı üzerinden tahsil edilen paraların tahsilatı takip eden 2’nci … günü saat 11.00’a kadar ilgili bankaya ödenmesi gerektiği, ödenmediği takdirde gecikme faizi uygulanacağının sözleşmede yer aldığı, önceki 26/02/2009 tarihli şikayet dilekçesinde belirtildiği üzere, 01/10/2007 ilâ 10/11/2007 tarihleri arasında şüpheli …’nun diğer firma ortaklan ve ilişkili olduğu kişilerin kredi kartlarıyla gerçek tahsilatlardan kaynaklanmayan fıktif işlemler yapmak suretiyle bankayı 3.347.368,00 Türk lirası zarara uğrattığı ve bu surette güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası, her ne kadar ilk bakışta hukuki ihtilaf olarak görülse de, anılan şirketin günlük tahsilatı ortalama 250.000,00 Türk lirasını geçmediği halde, 01/10/2007 ilâ 10/11/2007 tarihleri arasında bu miktarda önemli artış olduğu, özellikle 05/11/2007 tarihinde 848.583,00 TL, 06/11/2007 tarihinde 1.157.795,00 TL tahsilat gerçekleş- tirildiği, dosya kapsamında bulunan … Teftiş Kurulu’nun 26/11/2007 tarihli inceleme raporuna göre, şüpheli … ve ilişkili olduğu diğer şüphelilerin kendilerine ait … kredi kartlarıyla aynı gün içerisinde defalarca yüksek miktarda alışveriş yaptıkları, ancak kart limitlerinin yeniden … hale gelmesi için yine yapmak suretiyle 364.000,00 Türk lirası, şüpheli … Karagülle’nin 20.000,00 TL limitli kredi kartı ile 06/11/2007 tarihinde 15 kez işlem yapmak suretiyle 295.500,00 TL harcama yaptıkları ve her seferinde kredi kartı limitlerini … hale getirmek için şüpheli …’nun yetkilisi olduğu ödeme noktasına gelerek POS cihazından ödeme yapılmış gibi gösterdikleri, oysa gerçekte her hangi bir mal veya hizmet alınmadığı gibi, ödeme noktasına da herhangi bir para ödenmediği, gerçekte yapılmayan bu harcamaların şüphelilerin ortağı veya ilişkili oldukları birkaç firma üzerinden yapıldığı ve … dışındaki bankaların POS cihazları kullanılmak suretiyle, bu firmaların hesabına, yapılan harcama miktarları kadar paranın giriş yapmasının sağlandığı,

YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
bu işlemleri tüm şüphelilerin aynı tarihlerde bir çok kez gerçekleştirmiş olmaları karşısında, birbirlerinden haberdar olmadan bağımsız hareket ettiklerinin söylenemeyeceği, özellikle şüpheli …’nun diğer tüm şüphelilerle işbirliği içerisinde olduğunun açıkça görüldüğü nazara alındığında, olayın tahsil edilmiş paraların müşteki … A.Ş.’ne ödenmemesi olarak kabul edilmemesinin mümkün bulunmadığı, şüphelilerin birlikte suç işleme kararı çerçevesinde hareket ettikleri ve mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin de mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müşteki … A.Ş. vekilinin 11.05.2010 tarihli şikayet dilekçesi içeriğine, dosya kapsamında bulunan anılan bankanın teftiş kurulu raporundaki anlatıma ve eylemin gerçek kişiye yönelmiş hileli davranışlarla değil bilişim sistemi kullanılarak işlendiğinin iddia edilmesi karşısında Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.