YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16479
KARAR NO : 2011/830
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Necla Uras’ın sahibi olduğu … Eczanesinin, yapılan soruşturma sonucunda, sahte reçete tanzim edip kuruma fatura ederek, diğer davalı doktorun da, eczacı ile el ve işbirliği içinde, hasta muayene etmeden reçete tanzim etmek suretiyle kurumun 1.340.491.858 TL zararına sebebiyet verdiklerinin belirlendiğini, zarardan her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, her bir reçete bedelinin, ödeme tarihlerinden dava tarihine kadarki toplam 2.079.507.000 TL yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 3.419.998.858 TL’nin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar hakkında açılan ceza davasında toplanan delillerden, davalıların el ve işbirliği içinde sahtecilik eylemini gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı belirtilerek, alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, 3.299.209.460 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağın 1.308.115.086 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıların el ve işbirliği ile sahte reçete tanzim etmek suretiyle kurumu zarara uğrattıklarını ileri sürerek, kurum zararın davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle eldeki davayı açmış olup, mahkemece de davanın 2010/16479-2011/1830
kısmen kabulüne karar verilmişse de, kuruma fatura edilen reçetelerin sahte olduğu iddiasıyla, davalı eczacı ile bu reçeteleri düzenleyen davalı doktor hakkında, “resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak” suçundan … 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/147 esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, davalı … hakkında, daha önce verilen beraat kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesince araştırmaya yönelik olarak bozulduğu, davanın halen derdest olup, yargılamanın devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesinde açılan söz konusu kamu davasının sonucunun, eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu, davalı doktorun, sahte reçete tanzim edip etmediği ve davalı eczacı ile eylem ve işbirliği içinde olup olmadığı hususlarının belirlenmesi için, söz konusu ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek söz konusu ceza davasının kesinleşmesi, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.