YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18322
KARAR NO : 2012/6300
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davadışı … Ltd. Şt.nin Şekerbank’tan kullandığı kredi sözleşmesini davalıların murisiyle müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borçlu şirket kredi borcunu ödemeyince 18.8.2010’da 109.636,12 TL yı ödemek zorunda kaldığını, müteselsil kefil sıfatıyla ödediği bedelden diğer kefilin mirasçılarının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamını, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu borcun murisleri …’in kefilliğinden doğan bir borç olup, davacının kendilerine rücu hakkı bulunmadığını, murisin terekesinin borca batık olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının müteselsil kefil sıfatıyla yaptığı ödeme nedeniyle diğer müteselsil kefillere sorumlulukları oranında rücu hakkı bulunduğundan davalılar murisinin 109.636 TL nın 1/3’i olan 26.545,37 TL’sından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptali ile, takibin 36.545,37 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kefaleten ödediği bedelin kendisi gibi kredi sözleşmesine kefil olan murisin mirasçılarının da sorumlu olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış, davalılar 22.03.2011 tarihli cevap dilekçesinde murislerinin vefat etmeden önce iflas edip, terekesinin borca batık olduğunu 2011/18322-2012/6300
savunmuşlardır. Mahkemece davalılar tarafından ileri sürülen terekenin borca batık olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir. Davalılar tarafından terekenin borca batık olduğu ve bu durumda mirasın hükmen reddedilmiş sayılacağı cevap dilekçesinde bildirildiğine göre, mahkemece değinilen bu yön üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 543,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.