YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15178
KARAR NO : 2012/20224
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu … ili … Mahallesi 32239 ada 3 parselde kayıtlı 231.00 m2lik hissesini daire karşılığında davalıya devrettiğini, davalı … Belediyesiyle aralarında imzalanan sözleşmenin 5104 sayılı … … … Kanununa dayanılarak Başbakanlık tarafından çıkartılan yönetmelik ve kentsel dönüşüm projesinin uygulama esaslarına dair alınan 1025 nolu karara dayanılarak yapıldığını, sözleşme gereğince davalıya devredilen taşınmaz üzerinde bina, müştemilat ve ağaçlardan oluşan tesislerin bulunduğunu, yönetmelik ve belediye meclis kararı gereğince yapı bedeli ödenmesi gerekirken belediye kıymet takdir komisyonu raporundan davacıya ait bina, ağaç müştemilat bedelinden sadece %10 enkaz bedelinin ödendiğini, bu nedenle bina ve müştemilatın dava tarihindeki değeri belirlenerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000.00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep etmiş, 22.02.2012 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek talebini 16.124.00TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 16.124.00TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak 8.000.00TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini ıslah ederek 16.124,00 TL’ye çıkartmıştır. Bu durumda ıslah edilen miktarlar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 1.fıkrasında bulunan “16.124..00 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” söz ve ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine; “16.124.00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 8.000 TL.sine dava tarihinden, 8.124.00 TL.sine ise ıslah tarihinden (22.02.2012) itibaren yasal faiz uygulanmasına” söz ve ibarelerinin yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 239.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.